Kudüs’te Hayal belgesel roman serisinin ilk eseri raflarda yerini aldı
Yazar Ali Kemal Şahin’in “Kudüs’te Hayal” adlı belgesel romanı okurlarla buluştu. Kitap, Kürt tarihi, kimlik ve Mezopotamya üzerine okuyucuyu derin bir yolculuğa çıkartıyor.
Kudüs’te Hayal belgesel roman serisinin ilk eseri raflarda yerini aldı. Yazar Ali Kemal Şahin’in “Kudüs’te Hayal” adlı belgesel romanı okurlarla buluştu. Kitap, Kürt tarihi, kimlik ve Mezopotamya üzerine okuyucuyu derin bir yolculuğa çıkartıyor. Eser, Belge Yayınları etiketiyle okurlara ulaşıyor. Kitap tarihi bir kurgu çerçevesinde “uzun ve kutsal bir yolculuğu” anlatıyor.
Ali Kemal Şahin, 8 ciltlik belgesel roman serisi için 2014 yılından beri alt yapılarını (alan araştırmaları, röportajlar, okumalar vs) hazırlamak için çalıştığını söyledi. Şahin, planlamasına göre önümüzdeki 10-12 yıllık bir zaman diliminde tüm seriyi bitirmiş olacağını belirterek, Kürt tarihi için önemli belgelerden birisi olacağını vurguladı:
“2014 yılında bu çalışmaya başladığımda okuduğum ilk kitaplardan biri de Ehmede Xani’nin “Nübehara Biçükan” adlı eseri oldu. Kitapta Ehmede Xani “Ben bu kitabı bilginler ve şöhret için yazmadım çocuklar için yazdım diyordu. Ben de ben bu kitabımı başta Kürt çocukları sonra da tüm dünya çocukları için yazdım. Anlatmak istediklerimi ‘neden belgesel roman şeklinde anlatmanın yolunu seçtim. Bu benim için bir tercih değil zorunluluktu. Kadim halklara ait tüm tarihi bilgiler talan edilmiş yalanlarla doldurulmuş halklar yok sayılıp birbirleriyle düşmanlaştırılmıştı. Olaylar, olgular, belgeler tahrip edilerek doğrulardan uzaklaştırılmıştır masa başında hazırlanan inandırıcı olabilsin diye aralara bazı doğrular serpiştirilen kurgulanmış bir tarih yazılmıştı.’
Ali Kemal Şahin, kaleme aldığı “Kudüs’te Hayal” adlı eserin de, Mezopotamya halklarının ve Kürtlerin Alevilerin tarihi, kimliği ve coğrafyası üzerine odaklandığını belirtirken kitabın içeriği ve temaları hakkında öne çıkan noktaları ise şöyle sıraladı:
“Kürtlerin tarihsel süreçteki varlığına, toplumsal kimliklerine ve yaşadıkları coğrafyanın derinliklerine dair etraflı bir bakış sundum. Sadece Kürtleri değil, Mezopotamya’nın çok kültürlü yapısını; bölge halklarını birbirine bağlayan veya ayrıştıran gerçeklikleri de ele aldım. Malatya’dan başlayıp Beyrut Kudüs’e kadar geniş bir coğrafyaya yayılan “kozmopolit” bir yapıda olan bu kadim toprakların tarihsel hafızasını işledim. Tarihi kayıtlar, tanıklıklar ve çeşitli anlatıların izini sürerek kurgusal ama tarihsel temellere dayanan bir dünya kurdum. Kitabım, Kürt tarihini ve Ortadoğu’nun halklar mozaiğini edebi bir dille, derinlemesine inceleyen bir belgesel tarihi roman niteliğinde olması için çaba sarf ettim. Tarihi kayıtlar, sözlü anlatılar ve tanıkların izlerini sürerek Mezopotamya’da bulunan kültürleri inceledim. Eserimde, Kürtlerin bu coğrafyadaki varlığını statik bir durumdan ziyade, diğer halklarla (Ermeniler, Süryaniler, Türkler, Araplar) hem iç içe geçen hem de ayrışan bir gerçeklik üzerinden ele aldım.”
“Kudüs’te Hayal” sadece fiziksel bir uzun ve kutsal yolculuğu anlatmıyor; eserin ana kahramanı Mazlum’un şahsında hakikate ulaşma olgunlaşma ve halkın acısına merhem olmak için tekâmül etmedeki içsel yolculuğu simgeliyor. “Kudüs’te Hayal” adı Mazlum’un kişiliğinin oluşmasının Kudüs’te başlaması ve orada kurduğu güzel bir dünya hayalinden geliyor. Dinlerin, mezheplerin, halkların harmonisini, iyileri, kötüleri sorguluyor.


