Karmakarışık polisiye öykü sevenler için

Yavuz Rençberler
724kultursanat.com ‘un kurucusu. Gazeteci, televizyon programcısı, iletişim danışmanı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV mezunu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ödülü sahibi. Mesleğinin verdiği refleks ve pratiklikle kültür sanat alanında olanları değerlendirmeye paylaşmaya çalışıyor. İçinde insan olmayan kitaba, içinde kitap olmayan insana inanmıyor. İnsanın yazılmamış sayfalarının yazılanlardan daha çok olduğuna inanıyor. İletişim: yavuz@724kultursanat.com

Türkiye Polisiye Yazarları Birliği (POYABİR) projesi olan on altı öyküden oluşan Karmakarışık polisiye okurlarıyla buluştu.

Polisiye seven bir okurum. Suç, entrika, cinayet, gizem, alengirli olaylar… Sadece maceranın sonunu değil yaşananları soluk soluğa ve merakla okuyorum. Katil kim, sorusundan daha önce maceradaki felsefeye, yolculuğa daha çok ilgi duyuyorum. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını ortaokul yıllarımda okuduğumdan ve aynı dönemde Yaşar Kemal’in İnce Memed’ini neredeyse hatmettiğimden beri ‘katilin kim olduğu’ aslında ilk etapta önem taşımamaya başladı bende…

Çok tartışılır, Orhan Pamuk aslında ‘polisiye’ yazıyordur, konusu. Ben Orhan Pamuk’un romanlarındaki cinayetler üzerinden çıkılan yolculuktaki derinliği sevenlerdenim.

Polisiye severler için onaltı öyküden oluşan Karmakarışık, Çınar Yayınları tarafından okurlarla buluşturuldu.

Mesleki hayatımda televizyon programcılığı yaptığım dönemde ülkede çok tartışılan Sıcağı Sıcağı reality şov programında beş yıl süresince hayatın en gerçek ‘maceralarını’ yakından inceleme olanağı buldum. Adli tıp özel ilgi alanıma girdi ve o alanda haberlere imza attım.

Şimdi siz bu satırları okurken, eğer polisiye türe ilgi duyan biriyseniz eminim ki ‘kıskandınız’ benim hayatımı. Hani o bilinen ‘kurgu mükemmellik ister ama gerçekler öyle değildir, sıradandır’ sözünü yakından inceleyenlerdenim. Cinayetlerin, kavgaların aslında öyle basit bir geçmişi var ki… roman ve hikayelerdeki profesyonel kurgular belki de bu nedenle daha çok ilgimi çekiyor ve derinliğe, felsefeye bakıyorum.

Kara Hafta’yı iple çeken ve orada polisiye yazarlarının sohbetlerini ilgiyle takip edenlerdenim. Tüm bunları neden anlatıyorum? Yaz başında Türk polisiye edebiyat türü için önemli bir kitap elime geçti. Daha doğrusu kitaptaki on altı öyküden birinin yazarı olan eski meslektaşım Sibel Köklü’den imzalı olarak gelen, demeliyim.

Çınar yayınlarından çıkan Karmakarışık, Türkiye Polisiye Yazarları Birliği (POYABİR) tarafından projelendirilen bir kitap. 

Sibel Köklü, Reha Avkıran, Suat Duman, Ekin Açıkgöz, Alper Kaya, Armağan Tunaboylu, Banu Akeloğlu, Ercan Akbay, Süleyman Baş, Tolga Yazıcı, Gürsoy Uysal, Oğuzhan Aslan, Burcu Argat, Emel Aslan, Jake W. Stephenson ve Doruk Ateş’in öyküleri yer alıyor kitapta. 

Karmakarışık’ın tanıtımında ‘on altı polisiye yazarının seçme öykülerinden oluşan bir şölen’ demişler. Ben o şölene dahil olan bir okur olarak, öncelikle POYABİR’i gönülden alkışlıyorum. Karmakarışık’ın edebiyatın ötesindeki kıymeti POYABİR tarafından ortaya konulması. Bu açıdan kıymetli buluyorum. Daha önce tanışmadığım birkaç polisiye yazarıyla bu kitap sayesinde tanışma onların yazdıklarını okuma şansı buldum. 

Son on beş yirmi yılda polisiye türünde ülkemizde önemli eserler ve yazarlar ortaya çıktı. Daha doğrusu okurların polisiyeye olan ilgisindeki artışla da birlikte Türkiye’nin kendi yazarlarına ve maceralarına ilgi çoğaldı. Elimde araştırma sonuçları yok ancak, bildiğim bir şey var ki edebiyat kitabı satışlarında polisiye türünde artışın göreceli olarak devam ettiği. 

Hemen her gün haberlere yansıyan onlarca polisiye olay yaşanıyor ülkemizde. Gerçek yaşamın içinde bunca polisiye olay varken, okurların polisiye edebiyata ilgisiz kalabilmeleri elbette mümkün değil. Artık şunu da görüyoruz ki ‘bizimkiler polisiye yazamıyor, okuduğumda sıkılıyorum’ serzenişleri de azalıyor. Türk polisiye edebiyat türüne karşı biraz da ‘algı’ olarak geçmişte bolca var olan bu serzenişlerin en fazla beş on yıl içinde tamamen yok olacağına inananlardanım. 

Polisiye edebiyatımızın önü açık, yolu açık. Bu yolda yazan, yürüyen ve emek harcayanları ben de heyecanla takip etmeye ve desteklemeye devam edeceğim. 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.