Türkü Kadın Mehtap Demir kadınların sesi olmaya devam ediyor. “Türkü Kadın” olarak tanınan Prof. Dr. Mehtap Demir, müzik hayatımızda kıymetli eserlere ses verirken, ürettiği ve desteklediği projelerle kadınlara destek oluyor.
Müzik eğitimine 11 yaşında başlayan ve halk çalgısı kemaneyi sahnede aktif icra eden tek kadın sanatçı olan Prof. Dr. Mehtap Demir, kadınların sesi olmaya devam ediyor.
Üniversite’nin Kadın Araştırmaları Merkezi müdürü olan Prof. Dr. Mehtap Demir, son eseriyle adını tarihe yazdıran Türk kadınlarını destansı bir dille günümüze taşıdı.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Etnomüzikoloji Anabilim Dalı’nın kurucusu Prof. Dr. Mehtap Demir, akademik birikimini sanatsal üretimiyle buluşturuyor.
Prof. Dr. Mehtap Demir, yaptığı uluslararası projeler ve albümleri ile dünya müziği sahnesinde Türkiye’yi temsil eden akademisyen sanatçı 1910-1936 yılları arasındaki taş plak kayıtlarından derlediği 19 eseri yorumladığı Perfume of Asia Minor albümü Avrupa’da “en iyi yerel müzik albümü” seçildi.
“Yedi Cihan Kadınları” projesiyle Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Balkan dillerindeki ortak müzik mirasını sahneye taşıyan Pro. Dr. Mehtap Demir, “Şahdeniz Projesini” Fergane Kasımova ile birlikte sahneye koyarken, “Benim Tatlı Kanaryam” müzik belgeseliyle Yasmin Levy gibi dünya müziğinde önemli isimlerle konserler verdi.
38 ülkede konser veren Prof. Dr. Demir, son çalışmasında tarihe iz bırakan Türk kadınlarından ilham alarak sözü ve müziğini yazdığı”Türkü Kadın” teklisi dijiital platformlarda yayınladı.
Demir eseriyle Umay’dan Tomris’e, Nene Hatun’dan Kara Fatma’ya uzanan kadim kadın hafızasını destansı anlatımla günümüze ulaştırdı. Demir, albümün kadınların görünmeyen emeğini, toplumsal mücadelesini ve tarihsel hafızasını yansıtan bir müziksel manifesto niteliği taşıdığı söyledi.
“Türkü Kadın” eserini aynı zamanda bir müzikli monodram sahne gösterisi olarak tasarlayan Mehtap Demir; Türkiye’nin kadını korumak ve güçlendirmek için uygulamaya koyduğu KADES, ŞÖNİM, ALO 183 gibi hizmetlerini türkülerle ve gerçek kadın hikayeleri ile sahneye taşıyor. Böylece “Türkü Kadın” hem bir müzik eseri hem de bir sahne projesi olarak kültür sanat alanında kadınların sesi oluyor.