Köksal Ekinci gökyüzünün şifasını notalara nakşediyor

Kalplere ve ruhlara notalarla dokunma arzusu, Köksal Ekinci’nin müziğine yön veriyor. Çünkü müziğin gücünün, sevgiye, aşka, nezakete, mutluluğa ve nihayetinde ‘Bir’liğe açılan ışıltılı bir kapı olduğuna inanıyor. Geçtiğimiz haftalarda çıkarttığı, ilk albümü Güneş’in Kalbi ile yüreklerimize tam 12’den dokunan sanatçı, müziğe ve üretmeye olan tutkusu ile şu sıralarda da yoğun bir çalışmanın içinde.

 

 

Aylin Saraçoğlu, Köksal Ekinci ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. 

 

Albümünün klip çekimleri, sonbaharda çıkartacağı yeni parçaları, üzerinde çalıştığı kitabı aktardığı çalışmaları arasında… Müziğinde yeni ufuklara yol alan, Astro-müzik akımının temsilcisi sanatçı ile 7/24 Kültür-Sanat için keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Müzik benim için bir varoluş biçimi

Aylin Saraçoğlu – Kariyer yolculuğunuzda nasıl yol aldınız?

Köksal Ekinci – 1973 Ankara doğumluyum, Kova burcu insanıyım. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Öğrencilik yıllarından bu yana önce TRT, ardından Ankara Üniversitesi Tömer gibi kurumlarda görev yaptım. Sonrasında Kanada Eğitim Merkezi Türkiye Ofisi yöneticiliği geliyor. 29 yıl önce yapım-yönetim asistanlığı ile başlayıp ardından pazarlama İletişimi alanında yıllanmış bir profesyonel kariyer diyelim özetle.

Müziğe yönelmem ise eskilerin hep dediği gibi, anne karnında başladı aslında… Anneciğimin sesi çok güzeldi… Bana hamileyken söylediği tüm şarkılar, türküler, sesler Ruhuma işlemiş demek ki… 6 yaşımda ilk bestemi yapmıştım, hala hatırlıyorum, sözünü ve müziğini, hiçbir yerde kayıtlı olmamasına rağmen… Sonrasında 2004 yılında yapımına başladığım, başka bir ses tarafından seslendirilen şarkılarımın yer aldığı ilk prodüksiyonumla profesyonelce ilgilenmeye başladım. Kendi şarkılarımı seslendirmeye de 2019 yılında 3 single çalışmasıyla başladım.

Köksal Ekinci kendi şarkılarını 2019’da seslendirmeye başladı.

Aylin Saraçoğlu – İletişimci yönünüz profesyonel müzik hayatınıza nasıl izler bırakıyor?

Köksal Ekinci – İletişim hayatımızın her anında, her alanında bizimle… Başta kendimizi olmak üzere hayatımızdaki her şeyi iyi anlayıp, iyi aktarabilmek doğru iletişim kurabilme sanatıyla mümkün. Ben kendimi müzikle anlatmayı seçtim. Çünkü içimden gelen bu… Zaten doğal akışında yaşadığımız, yapmacıksız, olduğumuz gibi, hissettiklerimizi yansıttığımızda karşımızdaki kişiye de bu yalınlık geçiyor…

Aylin Saraçoğlu – Müzik sizin için ne ifade ediyor?

Köksal Ekinci – Müzik benim için bir varoluş biçimi. Evrenin harmonisini, gökkuşağının renkleri eşliğinde müziğime yansıtmaya gönül vermiş bir müzik tutkunuyum. Kalplere ve ruhlara notalarla dokunma arzusu, müziğime yön veriyor. Çünkü müziğin gücünün, sevgiye, aşka, nezakete, mutluluğa ve nihayetinde ‘BİRliğe’ açılan ışıltılı bir kapı olduğuna inanıyorum. Müziğimde yeni ufuklara yol almaya devam etmeyi arzu ediyorum.

İlham kaynakları

Aylin Saraçoğlu – İlham kaynaklarınız nelerdir?

Köksal Ekinci – Genelde yaşadığım her andan beslenmeye çalışan bir Ruhum var. Bazen bir kuş sesi, bazen öğrencilerimden duyduğum bir kelimenin bende yarattığı açılımlar… Çoğunlukla Gökyüzündeki yıldızlar, sürekli hareket halinde olan gezegenler Ana İlham kaynağımdır.

Aylin Saraçoğlu – Sizin için ‘gökyüzünün şifasını notalara nakşeden müzisyen’ tanımı yapılıyor. Neden gökyüzü, sanatınızın merkezine alacak kadar ilginizi çekiyor?

Köksal Ekinci – Gökyüzünün gecesi ayrı, gündüzü ayrı güzeldir… Çocukluğumdan beri hep Gökyüzüne bakarak şarkı söylerim… Bu çok içten, ta derinlerden gelen bir şey… Sonsuz gökyüzü beni büyülüyor… Yıldızların ne kadar uzak olsalar da bize sürekli bir duygu ve mesaj verdiklerini düşünürüm. Hatta bir yıldızı kayarken görünce, dilekleriniz kabul olur inanışımız beni hep etkilemiştir. Antik zamanlardan bu yana, pek çok efsanede veya hikayede de yıldızların yer aldığını görüyoruz… Bayrağımız da Ay ve Yıldızdan oluşuyor mesela…

Gökyüzü ve yıldızlara olan bu sonsuz merakım, beni astrolojiye de yöneltti. 2017 yazında Öner Döşer Hocamın astroloji online derslerine katıldım, başlangıç düzeyini bitirdim. Ben sorularımı veya merak ettiğim konuları okuyarak, daha çok İngilizce kaynaklar ile zenginleştirmeye çalışıyorum. Astroloji önemli bir disiplin, bize kendimiz ve hayatımız hakkında yol haritası sunuyor. Müzikten yüzyıllardır şifa vermeyi desteklemek için yararlanılmış. Astroloji de yine aynı şekilde doğru okuyup, doğru anladığımızda yolumuzu daha aydınlık görmeye yardımcı olabilir. Geçmişten bugüne uzanan bu ikili, duyduğum heyecanla yaratım sürecime kalbimde hissettiğim notalar ve melodilerle hemen dahil oluveriyorlar… Her şey doğal akışında, duygular olduğu gibi hissedilince, müzikseverlere de aynı doğallıkla geçiyor.

Aylin Saraçoğlu – İlk albümünüz olan “Güneş’in Kalbi” geçtiğimiz haftalarda müzikseverlerle buluştu. Albümü ve çıkış parçası “Aşk’ın Kanatları” için neler söylersiniz?

Köksal Ekinci – Evet ilk albümüm “Güneş’in Kalbi” ile müzikseverlerle buluşmanın mutluluğu içindeyim. Astro-müzik akımı kapsamındaki albümüm, ruhsal kodlarla bezeli organik elektronik ve yeni pop türündeki parçalardan oluşuyor. Albümü 21 Haziran’da Yengeç burcunda gerçekleşen Güneş tutulması öncesinde şarkılarımı merakla bekleyen sevenlerim için de güzel bir hediye olarak tasarladım aslında…

Güneş, insanlar için ‘yaşam enerjisi’ anlamına geliyor. Herkesi birer Dünya gibi, Güneş gibi, ayrı enerji merkezleri olarak kabul edebiliriz. Güneş’ten alınan yaşam enerjisi, kalpte toplanıyor ve güçlü yaratımlar için burada bekliyor. ‘Güneş’in Kalbi’ de, bu yaratım gücünü insanlara hatırlatmaya geldi.

Albümün çıkış parçası “Aşk’ın Kanatları”, tıpkı diğerleri gibi dinleyiciye “şifa olma” niyetinde. 2004 yılında yazdığım parça, ilk kez 2006 yılında prodüktörlüğünü yaptığım albümde yayınlanmıştı. “Aşk’ın Kanatları’nın’’ hayatımda özel bir yeri vardır. Parça bizlere, şunları aktarıyor: Aslında bedenimizin, ruhumuzun, kalbimizin ve en önemlisi de Bilincimizin ve DNA yapımızın bir ‘müzik şaheseri gibi kodlandığını’ ve Yaratıcı’nın, Sonsuz Kaynağından Kalplere Damlayan, Benzeri Olmayan Bir Işık Senfonisinin Notalarıyız Herbirimiz’’

Albümde parçanın akustik versiyonuna ek olarak, elektronik ve radyo edit versiyonu da yer aldı. Altı parçadan oluşan albümde, dinleyicileri bir de “sürpriz” bekliyor. “Sen, Ben Oldun” ve “Veda” teklilerinin yeniden düzenlemeleri ile “Yok” adlı düet benim ilklerimden…

Köksal Ekinci şarkılarını ‘şifa niyetine’ yapıyor.

Aylin Saraçoğlu – Daha önceki eserleriniz hangileridir?

Köksal Ekinci – Nisan ve Mayıs aylarında “Venüs” ve “Ay’ın Nefesi” adlı parçalarımı yayınladım. “Güneş’in Kalbi” albümü de gezegenleri ve yıldızları konu alan üçlemenin, İlk Bahar döneminin tamamlanması. Dijital platformlardaki ilk üçlemem “Yas”, “Belki” ve “Dünya”yı 2019’da yayınlamıştım. 2020’de ise “Sen Ben Oldun”  ve “Veda” adlı parçalarımla dinleyicilerle buluştum.

Yeni Dünyanın, yeni şarkı yazarı olmak

Aylin Saraçoğlu – Yakın planda gerçekleştireceğiniz projeler arasında neler var? Hedefiniz nedir?

Köksal Ekinci – Yaz ayları boyunca yeni temalı şarkılarımın üzerindeki yoğun çalışmaları sürdüreceğim.  Benim için üretim sürecinin heyecanı ve yeni şarkılarla müzikseverler ile buluşmak hayatımın en anlamlı paylaşımıdır. Yaz dönemini çalışarak geçireceğim çünkü sonbahara yeni bir üçleme serisiyle çıkacağım.

Hedefim ise Yeni Dünyanın, yeni şarkı yazarı olmak. Herşeyi geride bırakarak kendi müzikal dünyamıza, ses vermek, kalplere dokunmak ve gelecek sene yayınlanacak kitabım üzerinde çalışmalara başlamayı hedefliyorum.

Aylin Saraçoğlu – Kitabınızda neleri anlatacaksınız? Sevenleriniz için biraz ipucu verebilir misiniz?

Köksal Ekinci – Şu an çok taslak halinde yine de kısaca bahsedeyim… Uzunca bir süredir biriktirdiğim hayat izlenimlerimi, kendime ait şiirsel bir dille hikayeleştirmeye çalışıyorum… ve tabii yine şarkılarımda olduğu gibi mutlaka yıldızlardan, mitolojiden ve notalardan esintiler de olacak.

Aylin Saraçoğlu – Son olarak 7/24 Kültür Sanat okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Köksal Ekinci – Sanatın hangi alanı sizi, ruhunuzu besliyorsa lütfen ondan vazgeçmeyin ve mutlaka zaman ayırın… Bir kitabın, bir filmin veya bir resmin, birkaç notanın Ruhumuza getirdiği farkındalık ve kendini tanıma, keşfetme yolundaki ipuçları, bizler için en değerli hazine… Su içmek kadar, buna da ihtiyacımız var… Sevgi ile emek ile yaratılmış her bir sanat eseri, mutlaka bize bir anlam katıyor, Ruhumuzu zenginleştiriyor.

Aşk’ın Kanatları klip:

 

Pelin Çite
Pelin Çite
İki yumurta kıramayıp koltuğunun altında 5 kitap taşırken, otobüste ayakta okuyanlardan. Hızlı okuma ve hızlı yazma kurslarını ortaokulda tamamlamış. ABD’de sinema eğitimi aldı. Eski film koleksiyonu yapmayı seviyor.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.