Köpek Kalbi

Muzaffer Yalçın
Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu bir edebiyat öğretmenidir. Uzun zamandır lise tiyatrosu grubu olan ŞAT ekibiyle oyun sahnelemektedir.

Yılın izlenmesi gereken oyunlarından biri de Köpek Kalbi. Mihail Bulgakov’un bilim kurgu ve distopik öğeler taşıyan “Köpek Kalbi” romanından esinlenerek tiyatroya uyarlandı.

Köpek Kalbi Bir tiyatro oyunu ya da roman veya film hakkında hiçbir şey bilmeseniz de ismini duyduğunuz an izleme ya da okuma hissi uyandırır insanda.

“Köpek Kalbi” de öyle değil mi?

Yönetmen Emre Tandoğan, Mihail Bulgakov’un bilim kurgu ve distopik öğeler taşıyan “Köpek Kalbi” romanından esinlenerek dört oyuncu için uyarladığı aynı adlı oyunu Küçük Salon’da sahneleniyor.

Köpek Kalbi yılın izlenmesi gereken oyunlarından…

Ünlü bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, Moskova sokaklarında bulduğu yaralı bir sokak köpeğini yakalar ve onu evine getirir. Yapacağı deney için onu besler. Deneyin ikinci kahramanı barda bir kavgada ölen adi bir suçludur. Adi suçlunun hipofiz bezini ve testislerini sokak köpeğine nakleder. Gençleşme deneyi adına yapılan bu ameliyat sonucunda ortaya köpek içgüdülerini ve adi suçlunun kişiliğini taşıyan Şarik çıkar. Şarik arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü, kaba saba yeni kişiliğiyle Profesörün hayatını cehenneme çevirir.

Mihail Bulgakov’un sistem eleştirisi diyebileceğimiz “Köpek Kalbi” bir kara mizah. Bulgakov, Köpek Kalbi’nde Bolşevik Devrimi öncesi yoksulluk ve acı çeken çaresiz insanlardan Bolşevik Devrimi’nin yeni bir insan yarattığını ve ortaya çıkan insanı da “Şarik” kimliğiyle anlatmaya çalışır.

Köpek Kalbi, okuyucusuyla buluşmak için yıllardır hapis hayatı yaşayan bir roman. 1925’te yazılan Köpek Kalbi sansür yüzünden 1968’de ABD’de yayınlanma imkanı bulmuş; yazıldığı ülke Rusya’da ise 1987’de yayınlanabilmiştir.

Köpek Kalbi adlı romandan esinlenerek sahneleniyor oyun…

Yönetmen Emre Tandoğan’a bu oyunu sahnelemeyi düşündüren sanırım sadece romanın adının çekiciliği değil. Günümüz dünyasında hangi sistemler hangi Şarik’leri yaratmıştır, sorusu yönetmene böyle bir oyunu sahnelemeyi düşündürdüğüne inanıyorum.

Emre Tandoğan tiyatroda yeni  biçimleri seven bir yönetmen. Köpek Kalbi ve yönettiği diğer oyunlarda da bu yeni anlatım dili arayışını görüyoruz. Var olan bir metinden yola çıkan yönetmen yaptığı uyarlamayla aslında yeni bir metin yazıyor. Emre Tandoğan, yeni biçimlerle karşılaşmayı seven ve şimdi ne yaptı diye merak eden bir Küçük Salon seyirci kitlesi oluşturduğuna inanıyorum.

Yönetmen “Köpek Kalbi” oyununu dört oyuncu üzerinden anlatmayı seçmiş. Oyunda Ufuk Fakıoğlu, Yunus Emre Can, Kerim Küçük ve Bircan Çağlar görev almış.

Köpek Kalbi oyununda dört oyuncu rol alıyor.

Oyunda akrobatik hareketleri çağrıştıran hareket tasarımı oyunculukların bir adım önüne geçiyor olsa da oyuncuların beden dili, dekorla bütünleşmeleri, özellikle Ufuk Fakıoğlu’nun sınırları zorlayan esnekliği seyredilmeye değer. Fakıoğlu’nun bedenini kullanımı seyirciyi sahneye bağlıyor.

Şarik’in inleme sahnelerindeki çektiği acı da seyirciye geçiyor.

Yunus Emre Can farklı rollerle karşımıza çıkıyor. Burjuva kadın rolünü saymazsak bütün rollerde başarılı.

Kerim Küçük ve Bircan Çağlar bilimin soğuk duygusuzluğunu sahnede hissettiriyorlar. Bu duygulardan arınmış robotik oyunculuk hikaye için doğru bir seçim.

Sahnede dört oyuncuya eşlik eden beşinci bir oyuncu var o da dekor. Oyunda kullanılan dekor malzemesi demirden bir kasnak. İki metre çapındaki çember, oyuncuların elinde eski çocuk oyunlarından çember çevirmek oyununun çemberi gibi bir oyuncak haline dönüşüyor. Bu oyuncakla oyuncular zaman zaman sevişir gibi oynasalar da seyircinin yüreği ağzına geliyor her an bir kaza olabilir diye.

Dekor üzerinde oyuncuların akrobatik hareketlere yakın oyunculukları tabiki yönetmenin tercihi.

Oyunun hemen hemen bütününde Emre Tandoğan imzası var. Uyarlama, yönetmen, dekor tasarım ve müzik…

Köpek Kalbi oyunu avangard tiyatro anlayışı ile sahneleniyor.

Oyunun kostümlerini Elif Arman tasarlamış. Şarik’in çıplak oynama fikri çok isabetli bir karar. Oyunu izlediğinizde siz de bu fikre katılacaksınız. Oyunun ışık tasarımını Enrico Zeber yapmış. Oyunda kullanılan ışık ve müzik oyunun ritmine hizmet ediyor.

Bilimin acımasız duygusuzluğu ile çaresiz sokak köpeğinin inleyişindeki duygu çatışması tabiki bilimin soğuk yüzüne inananların başarısıyla sonuçlanıyor. Sonucun nasıl bir şeye dönüştüğünü görmek isterseniz oyunu izlemenizi öneririm.

Avangard tiyatro anlayışıyla sahnelenen “Köpek Kalbi” bu yılın izlenmesi gereken önemli oyunlarından biri. Yeni bir anlatım dilini merak ediyorsanız, oyun Kadıköy Küçük Salon’da sahneleniyor.

ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.