Sevgi neydi emekti

Fırat Devecioğlu
Yüzleşme adlı ilk kitabıyla okurlarla buluştu. Yazmak onun yaşam biçimi. İletişim: fd.firatdevecioglu@gmail.com

Eski Aşka Yapılan “En Koyu Sitem: Sevgi neydi? Emekti…”

Bazı kelimeler öylesine büyülüdür ki söylendiği anda kişiyi sarar.

Mesela “Sevgi neydi? Sevgi Emekti…” düşüncesi, hızla kabul bulur ve güçlü bir ezbere dönüşür.

Tekrarlandıkça, sorgulama ihtiyacı ortadan kalkar. Arkasındaki rahatsız edici gerçek ise artık görünmez olur! Oysa bu düşünce, çok derinde bir yerde duran koyu bir sitemi saklar. 

Eski Aşka Yapılan “En Koyu Sitem: Sevgi neydi? Emekti…”

“Sevgi neydi? Sevgi emekti…” diyen birini daha dikkatli dinlediğinizde, “ben aslında başkasına aşıktım” dediğini duyabilirsiniz.

Kararlı ve ağır bir şekilde “Sevgi neydi…? Sevgi emekti…” diye seslenen kişinin gözlerinden, ‘başkasını çok sevmiştim…’ diye buruk bir ifade geçmektedir.

Sevgi emekti düşüncesi, hayatının en problemli dönemini geride bırakan kişinin aşka küskün vedası, elindekiyle yetinmeyi öğrendiği yeni hayatına ise şaşkın bir merhabasıdır.

Kabul edilmesi zor olsa da, sevgi emekti söylemi, geçmişte yaşanmış acılı bir aşka yapılan, en uzak mesafeli ve adresine ulaşmayacak trajik bir göndermedir.

Yarım kalan aşka yapılan, en ümitsiz, en koyu ve en naif sitemdir.

Bir aşkın daha sonsuzlukta kaybolduğunu simgeler. 

“Sevgi emekti” düşüncesi, bir dönem kalp ağrısından nefessiz kalmış, hayali yarım bırakılmış birinin, zamanında aşkına sahip çıktığını, sevdiği kişinin ise, kendisi kadar çaba göstermediğini ve artık gözünün arkada kalmadığını anlatır. 

Bu düşünce, aşkın yarattığı pek çok yıpratıcı süreçten sonra, bireyin karşısına ansızın çıkıveren ve onu olduğu gibi seven kişinin varlığına bir tür şükür ya da evrene teşekkür de içerebilir.

Ancak kimse, eski aşklardan bahsedildiğini fark etmez. ‘Sevgi emekti’ nin arkasında, insani bir yaşam öyküsü saklıdır. 

Sevgi aşkın nekahet dönemidir

Bu düşünceye tutunanlar için, sevgi, aşkın nekahet dönemidir.

Aşkın feci yarasını almış biri, bu nekahet döneminde, kendini güvende hissederek iyileşmeye çalışır. Sevgi emekti diyerek yanındakine sıkıca sarılır.

Ancak ızdıraplı bir aşkı geride bırakanların sevgiye böylesine sığındığına şahit oluruz.

Aşkı henüz yaşamamış birinin ise, sevgiyi bu denli yücelttiği pek görülmez. Bu nedenle ‘sevgi emekti’ düşüncesi, aşkı yaşamış, buna tekrar cesareti olmayan ve artık kendini daha çok düşünenlerin uğrak yeridir.

Aşk gibi ihtişamlı bir duyguyu, fayda hesabı tutarcasına ‘emektir’ diye ifade etmek, kişiyi ‘‘ben aslında başkasına aşıktım’’ demekten öteye götürmez.

Aşk ne sevgidir ne emektir

Aşk,-zamanında aşık olmuş, şimdi ’emektir’ diyenlerin de bildiği gibi- ne sevgidir, ne emektir, ne de özveridir. Aşk, kalbi ile gören insanların bulabileceği bir mucizedir.

En küçük bir anı, karşılıklı emekle örülmüş yıllarca süren bir ilişkinin toplamından çok daha güçlü ve sahicidir. 

Ancak aşk yanlış ellerde ise, kişinin sahip olduğu her şeyi dümdüz edebilir, inançlarını, değerlerini, kendine saygısını, gördüğü her şeyi gözünü kırpmadan tarayabilir. 

Buna rağmen, onunlayken zamanı durdurmayı istemektir. Dakikaları, cümleleri planlamaktır. Dağılmaktır, dağılmayı yaşamaktır. Yaşadığını hissetmektir, hiç unutmamaktır.

Bozguna uğrayarak kendini tanımaktır. Çöküşünden korkmamaktır.

Sevgi iyidir, hoştur, korunaklıdır. Aşk ise devrimdir.

ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.