Tükürüklü Köfte Dumanı ve Kitap Fuarı

Tükürüklü Köfte Dumanı ve Kitap Fuarı

Tükürüklü köfte dumanı kitap fuarı yolunda bir bulut gibi çökmüş duruyor. Açıldı açılacak derken, oğlum Tuna’nın bile tarihini ezberlediği 33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 8 Kasım Cumartesi günü kitapseverleri bağrına bastı. Açılış günü ve ertesi gün oradaydım. Neler mi gördüm? Fuar nasıl mıydı?

Geçtiğimiz senelere göre daha iyi organize olmuş, daha derli toplu düzenli bir havası vardı fuarın. Hatırlatayım TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği ortaklığıyla düzenleniyor.

Açılış günü herkes heyecanlıydı. Kitap standlarındaki satış elemanından yayınevi sahibine, yazarından okurundan okuruna herkes bu muhteşem buluşmayı bekliyordu.

İlk gün 43 bin 500 kişi ziyaret etmiş. Bunlar size vereceğim resmi bilgiler.

Ancak asıl okuyacağınız bölüm şimdi başlıyor:

İstanbul’un Kadıköy yakasında yaşadığım için fuarın düzenlendiği Beylikdüzü şehir dışı gibi geliyor haliyle. Mesafe uzak. En pratik yol Kadıköy Söğütlüçeşme’den metrobüse binerek fuara ulaşmak. Hem elinizdeki dergiyi kitabı da okursunuz. Toplam 1 saat 10 dakika ile 1 saat 30 dakika arasında fuara ulaşabiliyorsunuz. Pazar günü metrobüs rahattı ama hafta arası nasıl olur? Nasıl mı olur, cehennem gibi olur.

33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı_standlar_2Ertesi gün ise oğlum ve iki kuzenini de fuara götürdüğüm için arabamı tercih ettim. Çocukları metrobüse indir bindir olmaz. Dönüşte ellerde poşet poşet kitap da olacak, araba en doğru seçim. Ancak mesafeyi unutmayın. Pazar sabahı yollar açık olduğu için ben rahatça ulaştım. Otoparklar çok dolu. TÜYAP’ta otopark fiyatı akşama kadar 12 TL. Hemen yan taraftaki özel otopark da aynı fiyat. Basın mensuplarına TÜYAP otoparkı ücretsiz.

Fuara öğrenci, öğretmen ve emekliler ücretsiz girebiliyor. Diğer okurlar ise 5 TL bilet ücreti ödüyor.

Aynı alanda iki fuar var bu sene. Hem kitap fuarı hem de Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’na aynı girişlerden, kapılardan ulaşıyorsunuz. Yani tek biletle hem kitap fuarını hem sanat fuarını gezebiliyorsunuz.

33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı_köfteciMetrobüsle geldiğim gün son durakta indiğimde tam bir şok yaşadım. Sanki futbol maçı için stadyum etrafında bir yere gelmiş gibiydim. Sucular, simitçiler hadi neyse ama arkadaş o tükürüklü köfte ekmekçiler, adana kebapçılar resmen büyük tezgahları kurup mangalları tüttürüyorlardı. O bölgeyi geçene kadar duman altında kaldım.

Yoğun kalabalığı fırsat bilen güzellik merkezi tanıtımcıları ellerindeki broşürleri uzatıyorlar “hemen şurada” diyerek tanıtmaya çalışıyorlar… Üstgeçitte İslam İlmihali 5 TL’ciler iki noktada gelen geçeni ablukaya almışlar…

33. Ulusralarası İstanbul Kitap Fuarı’nın bu yılki ana teması 100. Yılında Türk Sineması… Fuar alanında sinemamıza ait izleri sık sık görüyoruz. Paneller buna göre kurgulanmış. Sinemamızın emektarı Atilla Dorsay fuarın baş kahramanı.

100. Yılında Türk Sineması_ emektarlar_sergi_2

Temaya uygun olarak büyük bir alan Türk Sineması’nın 100 yaşını anlatan sergilerle donatılmış. Özellikle afiş sergisi benim dikkatimi çekti. Afişlerdi bizi çeken, film hakkında ön fikir veren o yıllarda. Şimdiki gibi tanıtımlar falan yoktu. Pek Yakında’sını da izlemediyseniz filmi afişe bakıp fikir yürütüyordunuz. Dolayısıyla anlarca afişe bakmak, onların ilk eskizlerini görmek heyecan vericiydi.

100. Yılında Türk Sineması_ emektarlar_afişler

Aynı salonda filmlerden dia’larda Türkan Sultan, Tarık Akan, Kemal Sunal, Emel Sayın. Zeki Müren, Hülay Koçyiğit, Yılmaz Güney…

100. Yılında Türk Sineması_dialar

Gelelim kitap fuarının içine; bu yıl daha düzenli öncekilere göre. Vestiyerlerde askılar yetersiz ama yine de paltonuzu ceketinizi gönül rahatlığıyla bırakabilirsiniz. Yemek alanları yeterli değil belki ama zaten kitap kurtlarının da çok umurunda değil yemek.

270 faaliyet gerçekleştirilecek bu sene fuarda. 35 ülkeden 91 yayınevi yer alıyor. 40 yabancı yazar, fuar süresince TÜYAP’ta olacağı söylendi. Türkiye ve yurt dışından 850 yayınevi ile sivil toplum kuruluşunun katıldığı fuarın onur konuğu Macaristan. 8-11 Kasım’da, uluslararası salonda Macar kültürünü Türkiye’deki kitapseverlerle buluşturacak.

Kitap alırken nakit para şart değil, kredi kartı geçiyor. Girişte mutlaka fuarın krokisinin yer aldığı broşürü alın. Çünkü aradığınız yayınevini ya da imzasını almak istediğiniz yazarı bu krokiler üzerinden daha kolay bulabilirsiniz.

Girişte hemen karşınızdaki merdivenlerden yukarı çıktığınızda iki kat söyleşi ve buluşmalar için hazırlanmış. Alt katta tuvallette izdiham var. Ama bu katlarda daha rahat edersiniz benden söylemesi.

Girişte her sene olduğu gibi bütün gazeteler stand açmışlar. Standlarda da gazetelerle birlikte çıkardıkları kitap eklerini ücretsiz veriyorlar.

33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı_standlarYayınevleri son çıkardıkları kitaplarla okurlarıyla buluşurken, eski kitapçılar, sahaflar da yine fuardaydılar. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarına ait yayınevleri, kitaplar ve iletişim standları da fuarda bulunuyor.

33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı_Tuna

Tuna A. Rençberler

Çocuklarla gittiğimde yani Pazar günü ise tam bir curcuna vardı fuarda. O nasıl kalabalık. Açılış günüün bence ikiye katlamıştır ziyaretçi sayısı. Gençler, çocuklar cıvıl cıvıl. Öyle güzel ki bu manzaranın içinde olmak. Ordan oraya heyecanla koşuyorlar, her kitabı almak istiyorlar… Aç kurtlar gibi olmaları benim hoşuma gidiyor.

Birbirimize çarpa çarpa ilerliyoruz fuarda. O kadar kalabalık… hele bir de standlarda imza günü varsa daha da üst üste görüntü oluşuyor. Bunu sevmiyorum. Halbuki fuar alanında yazarların daha iyi etkileşim kurmaları için imza alanları oluşturulmuş. Fakat yayınevlerinin tercihi yazarın standda olması. Haliyle satış ve pazarlama için doğru olan da bu onlar için.

İyisiyle kötüyüsüyle, eksiğiyle fazlasıyla bir kitap fuarı daha başladı Beylikdüzü’nde… 16 Kasım’a kadar açık kalacak. “Yazmazsan yazma, ‘yaz’ diyemem. Ama okumazsan okuma, deyip de sırt dönemem. Oku!”

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM