Ayşegül Ekinci Son Yok ile derin bir hayat yolculuğunda

Gazeteci Ayşegül Ekinci, doktor ağabeyinin ani ölümüyle sarsılarak üç yıl boyuncu bir keşiş gibi ülke ülke dolaştı. Hayatı derin bir sorgulama zemininde ele alarak deneyimlerini kitaplaştırdı.

Ayşegül Ekinci Son Yok ile derin bir hayat yolculuğunda… Doktor olan ağabeyinin ani ölümüyle sarsılan ve hayatı sorgulayan gazeteci Ayşegül Ekinci, üç yıl bir keşiş gibi ülke ülke dolaştı. Savaş muhabirliği dahil, haberciliğin farklı alanlarında görev yapan Ayşegül ekinci aynı zamanda enerji, ruh ve fizik bedende yirmi yılı aşan bir süredir çalışmalar yapan bir şifacı, eğitimci.

Gazeteci Ayşegül Ekinci, doktor olan ağabeyinin zamansız ölümüyle çıktığı hayatı, varoluşu ve ölümü sorgulama yolculuğunda, sorularına yanıt bulmak için üç yıl bir keşiş gibi ülke ülke dolaştı.

Üç yıldır dünyanın birçok bölgesinde doğum ve ölüm ekseninde araştırmalar yaparak bu yas sürecini dünyanın birçok yüzünün bir araya geldiği, “Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var” başlıklı bir projeye dönüştüren gazetecinin ilk kitabı Son Yok, Okuyan Us Yayınevi tarafından okura sunuldu.

Üç yıl boyunca bir keşiş gibi dolaştı

Ayşegül Ekinci, bir haberci ve bir savaş muhabiri olarak küçük bir bavulla hep yollarda, hep haber peşindeydi. Bir şubat günü, doktor olan ağabeyinin iki hastasını ameliyat ettikten sonra ameliyathanede geçirdiği anevrizma sonucu hayatını kaybetmesi onun için hâlâ devam eden, bambaşka bir yolculuğun başlangıcı oldu. Bu ani gidiş, komadaki ağabeyinin hayata tutunması için onunla düşünce yoluyla iletişim kuran haberciyi derinden sarstı. Hem genç yaşta vefat eden ağabeyinin hayatını onurlandırmak hem de yaşamın önemine dikkat çekmek isteyen Ekinci, çıktığı bu uzun yolda deneyimlediklerini habercilikle buluşturarak insanlara ilham kaynağı olacak bir belgesele dönüştürmeye karar verdi.
 
Ayşegül Ekinci kitabıyla ilgili şunları söylüyor: 

“Türkiye’yi yurtdışında temsil eden bir dış haberci olarak yıllarca haber peşinde koştum. Çok hareketli bir yaşamım oldu. Savaş muhabiri olarak sayısız bölgeden bildirdim. Ama ağabeyimin ani gidişi hayatımdaki tüm dinamikleri değiştirdi.”
 
“Hayatı erteleyerek yaşıyoruz, hep yarın var diye söyleyeceklerimizi söylemiyoruz. Bizde de böyle oldu. İki kardeş çok meşguldük. Birbirimize söyleyeceklerimizi, ‘nasılsa yarın var’ diye erteliyorduk. Pek çoğumuz böyle yaşıyoruz zaten. Ağabeyimin komaya girmesiyle dünya başıma yıkılmıştı. Ona söyleyeceğim bir sürü şey vardı ve ben de her şeyi düşünce gücüyle anlatmaya başladım. Beni duyduğunu hissediyordum. Amacım, yaşadığım bu deneyimi insanların hayatında farkındalık yaratacak bir araca dönüştürmek. Ağabeyimin de bunu istediğini biliyorum.”

Kitaptaki ünlüler ve övgüler 

Ağabeyinin komada kaldığı hastane günleri sırasında yaşadıklarını satırlara döken Ayşegül Ekinci, bu kitap dizisinde dünyaca ünlü isimleri de bir araya getirdi. Dünyaca ünlü isimlerin mentoru olan ünlü davranışbilimci Dr. John Demartini de Ekinci’nin projesinde yer alan isimlerden biri oldu. Heykeltıraş Lorenzo Quinn ve ünlü mistik ve vizyoner Sadhguru başta olmak üzere birçok isim bu dizide buluştu.

“Başarılı gazeteci Ayşegül Ekinci, acısını milyonlara ilham verecek müthiş bir diziye dönüştürdü. Üç yıldır tıpkı bir keşiş gibi yollarda. Onun bu misyonundan ilham almamak mümkün değil. ‘Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var’ tanık olduğum en etkili insan bilincini uyandırma projesi. Secret gibi dünyayı etkileme potansiyeline sahip.”
-Dr. John Demartini
 
“Hem yazarlıkta hem şifacılıkta gerçek bir usta olan Ayşegül’ün kitap dizisi geleceğe yön veren türden. Bu diziyi başucunuzdan ayıramayacaksınız.”
-Vianna Stibal, Ruhsal dinginlik felsefesi Theta Healing’in kurucusu, yazar ve şifacı
 
“Ayşegül, bana ağabeyinin ölümüyle insanlara ışık olmak istediğini söyleyince çok etkilendim. Herkesin yapabileceği bir şey değil. Müthiş bir iş başardı.”
-Sadhguru, Hintli mistik 

Kitabın tanıtım yazısından okuyalım

Bir ölüm hikayesi.

Yaşanmış bir hikaye.

İki kardeşin hayata ve ölüme dair çarpıcı, duygusal yolculuğu.

Her yaşanmışlığın bir hikayesi, hatta birden fazla hikayesi vardır ama bu aynı zamanda bir “gidiş”, bir “ayrılış” hikayesi. Birbirine bağlı, sıradışı iki kardeşten birinin aniden hastalanması ve komaya girmesiyle başlayan, tasavvuf öğeleriyle dolu mistik yolculukları. Yazar, anevrizma geçirip komaya giren doktor ağabeyi hayata tutunsun diye onunla düşünce yoluyla iletişime girer. Akrabalar, yaşanmışlıklar ve anılarla dolu bir hastane süreci boyunca ağabeyiyle kelimeler olmadan konuşacaktır.

İki kardeşin arasındaki iletişim öncesinden de güçlüdür artık. Kardeşinin bir şekilde kendisini duyduğunu hisseden yazarın ona güç vermek için şimdiye kadar kullanmadığı sevgi diline ihtiyacı vardır. Komada yatan ağabeyine anbean kendisine ne olduğunu anlatır. Ona kimi zaman çocukluk anılarını, kimi zaman paylaşmadığı duyguları, kimi zaman da geçmişte öfkesine hatta egosuna yenik düştüğü anları anlatacaktır.

Yazar Ayşegül Ekinci, Türk basınını uzun yıllardır yurtdışında başarıyla temsil eden bir gazeteci. Guantanamo Askeri Üssü’ne giren dünyadaki ilk kadın gazeteci, aynı zamanda savaş muhabiri. Afganistan, Pakistan gibi iç savaş olan bölgelerde habercilik yapan deneyimli ve korkusuz bir haberci. Ve aynı zamanda enerji, ruh ve fizik bedende yirmi yılı aşan bir süredir çalışmalar yapan bir şifacı, eğitimci.

Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var SON YOK, hayatı korkusuzca deneyimleyen kadın gazetecinin yarın kaygısı olmadan, ölüm kavramını düşünmeden yaşadığı hareketli hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor. Doktor ağabeyinin ansızın hastalanmasıyla kendi içselinde ve yakın çevresiyle yaşadığı dinamikler kitapta bütün çarpıcılığıyla veriliyor. Ekinci hikayesini anlatırken ağabeyini kaybetme gerçeğiyle karşı karşıya kaldığında varlığının derinliklerinde aradığı cevapları ve yaşam analizlerini tüm samimiyetiyle ortaya koyuyor.

Ve araştırmacı gazeteci olan yazarın, ağabeyinin ölümüyle ve sonrasında yaşadığı çarpıcı, mistik, olağanüstü olaylar onu “ölüm ve doğum” arasındaki ilişkiye dair yeni bir deneyim yaşamasına neden oluyor: “Sevginin” tek gerçeklik olduğu ve ölümün insan zekasının algıladığı manada bitiş olmadığı…

Pelin Çite
Pelin Çite
İki yumurta kıramayıp koltuğunun altında 5 kitap taşırken, otobüste ayakta okuyanlardan. Hızlı okuma ve hızlı yazma kurslarını ortaokulda tamamlamış. ABD’de sinema eğitimi aldı. Eski film koleksiyonu yapmayı seviyor.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.