Bilimkurgu sevenlere Karaken Uyanıyor

İlgi çekici bir bilimkurgu romanı Karaken Uyanıyor. John Wyndham romanı 70 yıl önce yazdı. Yazarı hayatta olmayan Karaken Uyanıyor, adeta günümüzü anlatıyor.

Bilimkurgu sevenlere Karaken Uyanıyor raflarda yerini aldı. Bilimkurgu türünde eserler üreten dünyaca ünlü yazar John Wyndham Karaken Uyanıyor adlı ilgi çekici romanıyla Türkçede…

Romanı Türkçeleştiren Niran Elçi. Bu distopik eser, kaleme alındığı zamanın çok ötesindeki hikâyesi dikkat çekiyor. Romanı Deli Dolu etiketiyle raflarda yerini aldı. 

Romanın adı ünlü şair Alfred Tennyson’un bir şiirinden… Kitabın tanıtım bülteninde “Kraken Uyanıyor, kibrine ve özgüvenine yenik düşen insanlığın felakete yürüyüşünü ve çaresizce ”yokuluş”unu şiirsel bir üslupla resmediyor.” deniliyor. 

İnsanlığın hayatta kalma mücadelesi var romanda. Yazarın yetmiş yıl önce yazdığı romanda anlatılanlar günümüzle öyle örtüşüyor ki… Bir not, John Wyndham 1969 yılında hayata veda eden bir yazar. 

İki gazetecinin gözünden

Karaken Uyanıyor romanında iki gazetecinin gözünden insanlığın varoluş mücadelesi anlatılıyor. 

Bilimkurgu türünün en edebi kalemlerinden John Wyndham, Kraken Uyanıyor’da kusursuz bir ”yokoluş” tasviri çiziyor ve insanlığın karşı karşıya kaldığı, direnmesi gayrimümkün bir istilanın getirdiklerini iki gazetecinin gözünden, tarafsız bir dille anlatıyor.

Olağanüstü bir hayatta kalma çabasına tanıklık ettiren bu roman, yarattığı korku, bilinmezlik ve tehlikeyi görmezden gelme atmosferiyle ta yetmiş yıl öncesinden, günümüzün siyasal kültür ortamı ve liderlik anlayışı ile ilgili ürpertici öngörülerde bulunuyor.

Denizin dibinden gelen saldırı

Kraken Uyanıyor, karanlık sulardan yükselmekte olan bir tehdidin, insanlığın sonunu getirmeye hazırlanan ölümcül bir saldırıya dönüşme sürecini aşama aşama, bütün ayrıntılarıyla aktarıyor. Burnunun dibine kadar gelen tehlikeyi görmezden gelen insanlığın, son kertede yaşadığı çaresizliği kusursuzca hissettiriyor.

Yaşam okyanuslarda doğdu. Su, canlıların her zaman vazgeçilmez hayat kaynağı oldu. Fakat günün birinde denizlerin ve okyanusların insanlığın en büyük düşmanı olacağını kimse hayal bile edemedi. Derin denizlerin tabanına yerleşen kimliği belirsiz varlıklar, önce usul usul, sonra açık açık saldırıya geçti; insanlık, iş işten geçene kadar savaşın farkına bile varamadı. Artık yapılacak tek şey, hayatta kalmaya çalışmaktı…

”Ama deniyorlar Phyl, biliyorsun…”
”Deniyorlar mı gerçekten? Bence daha ziyade, bir şeyleri dengeliyorlar sürekli. Siyasi düzenin sürmesi için, ne kadar insanın kaybını kabul edebiliriz? Halk, siyasi düzen için tehlike oluşturmaya başlamadan önce ne kadar can kaybına tahammül eder? Sıkıyönetim ilan etmek akıllıca mı, değil mi? Akıllıcaysa, hangi aşamada ilan edilmeli? Vesaire, vesaire… Ama hayır… Yeter ki tehlikeyi itiraf edip işe girişmesinler…”

Pelin Çite
Pelin Çite
İki yumurta kıramayıp koltuğunun altında 5 kitap taşırken, otobüste ayakta okuyanlardan. Hızlı okuma ve hızlı yazma kurslarını ortaokulda tamamlamış. ABD’de sinema eğitimi aldı. Eski film koleksiyonu yapmayı seviyor.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.