Dansöz oyununda oryantal Meryem’in hüzünlü hikayesi

Muzaffer Yalçın
Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu bir edebiyat öğretmenidir. Uzun zamandır lise tiyatrosu grubu olan ŞAT ekibiyle oyun sahnelemektedir.

Mek’an Sahne’nin yeni oyunu “Dansöz”ü Bomontiada’da izledim. Oyunun künyesinde yazar ve yönetmen olarak Şamil Yılmaz, oyuncu olarak da Sezen Keser’in imzası var. 

Şamil Yılmaz’ın yazıp yönettiği tek kişilik oyunda Sezen Keser, seyircinin merak ve heyecanını en yüksek noktaya taşıyor.

Şamil Yılmaz’ın yazıp yönettiği bu tek kişilik performansta oyuncu Sezen Keser, “Meryem” karakteri olarak oyunun ilk saniyesinde seyircinin merak ve heyecanını en yüksek noktaya taşıyor.

Meryem elinde bir bıçakla, kanlar içimde sahneye korku ve heyecanla girer ve altmış dakika bu isyana hangi yollardan geldiğini anlatıyor.

Oryantal Meryem’in hikayesi

“Dansöz” oyunu oryantal dansı bir ibadet gibi yapan “Meryem”in hikayesi. 

Meryem, kapı eşiğinde büyümüş çocuklardan. Ne sokağın çocuğu olabilmiş, ne evin. Annesinin kokusunu bile bilmeden, kendi kendini büyütürken, bir gün dansı kendine oyun bilmiş. Televizyonda duyduğu bir müzik Meryem’in kalbinde, ruhunda ve bedeninde hareketlenirken, sokakta, evde ve her yerde dans etmeye başlar. 

Dans etmeye başlayınca sokak, mahalle ve annesi tarafından fark edilen Meryem, bütün bakışların esiri olur. Meryem’i Meryem yapan geleneğin son temsilcisi Mısırlı Haifa’dır. Meryem, dansın bütün kurallarını, sahnenin dilini, hangi silahlarla sahneye çıkacağını Mısırlı Haifa’dan öğrenir:

“Çölün tek gözü vardır, o da Allah’ındır. Tek Allah’ın nazarı üstündeymiş gibi oynayacaksın…”

Linç kültürü

Yazar Şamil Yılmaz oyunun karekterine “Meryem” ismini verirken kelimenin anlamının etkili olduğuna inanıyorum. Meryem ismi anlam olarak ibadete düşkün insan anlamındadır. Meryem’in ibadeti dans. Dansa düşkün Meryem, oynadıkça hafifler, hafifledikçe dünyanın ağırlığından kurtulur ama doyumsuz ve daha fazlasını isteyen bakışların ağırlığına hapsolur.

Oyunun içinde geçen küçük, hayvan hikayeleri Meryem’in toplumsal katliam, toplumsal linç kültürüyle büyüdüğünü anlatır. Kuzu, tospa ve sevimli köpek Ghost’un hikayeleri metnin alt yapısını sağlamlaştırıyor. Bu alegorik hikayeler aslında hepimizin linç kültürüyle büyüdüğüne dikkat çekiyor.

İnsanın içini acıtan Meryem’in hikayesini anlatan ekip, “Severek yaptığımız işler, başkalarının talepleriyle nasıl bir işkenceye dönüşür?” sorusunun peşine düşüyor.

Sezen Keser rolü için oryantal dans öğrenmiş

Dansöz oyununda oyuncu olarak Sezen Keser çok başarılı. Oyunculuğundaki başarısına danslardaki başarısını da ekleyince inandırıcı bir Meryem karekteri ortaya çıkıyor.

Sezen Keser bu zor işin altından ezilmeden kalkabilmeyi başarmış. Dansı ve oyunculuğu birbirinin içine geçirerek seyircinin takdirini kazanıyor. Oyunculuğundaki başarısı seyirciyi şaşırtmıyor ama danslardaki başarısı seyirciyi şaşırtan ve hayranlık uyandıran bir performans.

Sezen Keser, daha önce oryantal dans bilmediğini, bu rol için öğrendiğini söylüyor.  Bu da bize yaptığı işe duyduğu saygı ve verdiği emekten dolayı başarının tesadüf olmadığını ispatlıyor.

Dönsöz’ün başarılı ekibi

Dansöz oyunun arkasında başarılı bir ekip çalışması görüyoruz. Dramaturg olarak Ozan Utku Akgün, kostümde Hilal Polat, ışıkta Berk Kaya, koreografide Elif Aydın’ın ismini görüyoruz.

Şamil Yılmaz’ı tiyatromuza yeni bir metin kazandırdığı için kutlamak isterim. Bu yıl yeni metinler izlemek bizleri heyecanlandırıyor. İzlediklerim arasında Uğur Kanbay’ın “Anne Yoksa Evde Kimse Yoktur”u, Gökhan Erarslan’ın ” Orijinal Günahlar”ı ve Şamil Yılmaz’ın “Dansöz”ü sayabilirim.

İnsanın içini acıtan bir hikaye… Bu sezon izlenmesi gereken oyunların başında yer alıyor. 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.