Rise of Empires: Ottoman Netflix’in yeni Türk dizisi

Netflix’in 6 bölümlük belgesel Türk dizisi Rise of Empires: Ottoman izleyiciyle buluştu. Diziyi ufak tefek şeylere takılmadan izlemek lazım. Kaliteli bir iş olmuş.

Rise of Empires: Ottoman Netflix’in yeni Türk dizisi

Türk dizileri Hakan Muhafız ve Atiye’den sonra 24 Ocak günü Rise of Empires: Ottoman Belgesel Türk dizisi Netflix’te gösterime girdi. 6 bölümden oluşan yapım, dediğim gibi bir belgesel dizi.

Rise of Empires: Ottoman, dizi sahneleriyle birlikte alanlarında uzman olan pek çok tarihçinin anlatımlarına yer veren bir yapım. Dış ses olarak Türkçe versiyonunda Halit Ergenç de anlatıcı olarak yer alıyor.

Cem Yiğit Üzümoğlu, Selim Bayraktar, Birkan Sokullu, Osman Sonant, Tuba Büyüküstün, Damla Sönmez, Tolga Tekin, Tansu Biçer, Ushan Çakır, Erdem Akakçe, İlayda Akdoğan gibi oyuncular yer alıyor dizide.

Rise of Empires: Ottoman Netflix’in yeni Türk dizisi…

Orijinal dili İngilizce

Tamamen Netflix Türkiye’nin işi olmadığından dizinin orijinal dili İngilizce.

Burada, izlerken ilk başta”niye İngilizce” dedirtse de aslında öyle olmasının daha uygun olacağını düşünüyorum, dizinin evrensel olması açısından.

Ben hem orijinal dilinde hem de Türkçe dublaj izledim bazı bölümleri. Türkçe dublaj bazı yerlerde diziye yabancılaşmama sebep olduğundan İngilizce dilinde altyazılı izlemeyi daha uygun buldum.

Dizinin yönetmen koltuğunda Emre Şahin var.

Emre Şahin, Hollywood’da yaşayan yeni kuşak Türklerden. 2011 yılında başrollerinde Ali Atay ve Deniz Çakır’ın olduğu ’40’ adlı filmin de yönetmenidir.

Ben Emre Şahin’in hiç bir işini bilmediğimi sanıyordum ama ’40’ı yıllar önce izlemiştim, unutmuşum. Senaryo ekibinde de kendisiyle birlikte, Liz Lake ve Kelly Mcpherson yer alıyor.

Tarihçiler anlatıyor

Dizide bizden tarihçiler Prof. Dr. Celal Şengör ve Dr. Emrah Safa Gürkan’ın ve yurt dışından da yine uzman tarihçilerin anlatımlarına yer veriliyor. Dizi devam ederken sahne aralarında bu tarihçilerin anlatımları giriyor. Ve hoş bir havası oluyor dizinin. Bu şekliyle Viasat History belgesellerine benziyor dizi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişi, Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi’ni konu alan belgesel-dizi geri dönüşler, arada anlatımlar ve dış ses anlatımıyla birlikte iyi kurgulanmış bir iş.

İzlerken sıkılmıyor, merakla izliyorsunuz. Oyuncu seçimleri güzel, hepsi de ayrı ayrı başarılı.

Tuba Büyüküstün göz dolduruyor

Özellikle Fatih Sultan Mehmet rolündeki Cem Yiğit Üzümoğlu, tabii ki Selim Bayraktar ve aslında oyunculuğunu çok da beğenmediğim Tuba Büyüküstün cidden göz dolduruyorlar oyunculuklarıyla. Tansu Biçer de var tabii ki bunların arasında iyi oynayan ama o erken öldü! O kadar spoiler olsun ama dimi.

Dizinin sinematografisi güzel, araya giren anlatımlar ve dış sesle kuvvetlenen sahnelerde ışık ve renklerde göze batan tek bir şey dahi yok.

Kostümler çok iyi.

Hakan Muhafız (ki görüntü kalitesi berbattı) ve Atiye’ye bakarsak Rise of Empires: Ottoman çok yukarılarda bir yapım olmuş.

Savaş sahneleri vasat

Her Güzelin Bir Kusuru vardır!

Ama…Her şey iyi hoş güzel de savaş sahneleri ne yazık ki çok vasat kalmış. İnsan böyle kaliteli bir işin savaş sahnelerinde 300 Spartalı’daki gibi havalarda uçuşan fazlaca kılıç, daha çok çatışma, daha fazla savaşan insan ve şiddet yanlısı olduğum düşünülmesin ama daha fazla kanlı sahne görmek istiyor! Dizinin geneli için değil savaş sahneleri için söylüyorum bunu.

Dikkatimi çeken diğer bir husus da, dizinin esas konusu Fatih Sultan Mehmet değil de sanki Birkan Sokollu’nun canlandırdığı Cenevizli Komutan Giovanni Giustiniani’ymiş gibi bir hava hissediliyor dizide.” Fatih Sultan Mehmet bizden, Rise of Empires: Ottoman da onu anlatıyor, bu Cenevizli de kim oluyor ” gibi bir hisle de fazlaca duygusal yaklaşmış olabilirim tabii!

Tüm bu yazdıklarımdan sonra diyebilirim ki ufak tefek şeylere de fazladan takılmamak lazım. Lakin Rise of Empires: Ottoman kaliteli bir iş olmuş.

Şahane bir not bırakıyorum buraya

Doç Dr. Emrah Safa Gürkan’ın, Youtube’da yönetmen İlker Canikligil ile hazırladığı Olmaz Öyle Saçma Tarih adlı bir programı var, mutlaka izleyin. Canikligil ‘soru soran ses’ olarak ekran arkasında, Gürkan da ‘sorulara cevap veren’ olarak ekran önünde. İzlemesi zevkli, bilgiyi eğlenerek ve severek alacağınız bir program. Hadi iyisiniz.

Bu da Tavsiye…

Haftasonu, hava soğuk, evde ne izlesek durumundaysanız, yine Netflix yapımları olan Messiah ve Drakula dizilerini izleyin derim. Messiah’da 10 bölüm nasıl bitti anlamadım, o kadar akıcı, o kadar etkileyiciydi. Drakula da aslında korku gerilimden çok absürd komedi olmuş. Ve tabii ki bolca da kan var.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.