Oyuncular karavan ve konfor istiyor

Senarist ve yönetmen Semih Kaplanoğlu, 2.Kayseri Kitap Fuarı’nda düzenlenen söyleşide sinemaya ve hayata dair görüşlerini anlattı.

Oyuncular karavan ve konfor istiyor

Semih Kaplanoğlu, 2. Kayseri Kitap Fuarı’nda katıldığı söyleşide, oyuncuların konfor istemelerini eleştirdi. Senarist ve yönetmen Kaplanoğlu, filmlerin zor şartlar altında çekildiğini bu nedenle önemli olanın yürek olduğunu, onun da artık giderek azaldığını söyledi.

Fuarın ikinci gününde Kayserililer’le buluşan isimlerden biri de ünlü senarist ve yönetmen Semih Kaplanoğlu oldu. ‘Bir Film Yapmak’ başlıklı panelde sevenleriyle buluşan Kaplanoğlu, sinema ve hayata dair görüşlerini anlattı. 

İnsan olduğunu zannetmiyorum

Kaplanoğlu: ‘’İnsan olmanın zor bir şey olduğunu düşünüyorum. İnsan olmayı öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum.  Hepimiz insan doğduğumuzu düşünüyoruz, Müslüman bir toplumda doğduğumuz için Müslüman olduğumuzu düşünüyoruz. Galiba bazı şeyleri bu kadar kolay kabullenmememiz lazım, kendimizi biraz sorgulamamız lazım. Ben hepimizin, kendim de dahil insan olduğunu zannetmiyorum. Olsaydık zaten böyle olmazdı.’’

Bir derdi olmayanın filmi de olmaz

Konuşmasına bir filmin ilk aşamasından alarak başlayan Kaplanoğlu: ‘’ Bir film nasıl oluşur diye sorarsanız bunun tek bir yolu var benim açımdan o da; o anda, o günde yaşadığı dertler, meseleler. Bir derdi olmayanın filmi de olmaz diye düşünüyorum. Ismarlama veya birilerinin istediği, başkasının yapılsa iyi olur dediği filmleri yapmak pek olası değil benim açımdan. Bu yüzden bana göre bir filmin temel başlangıç noktası, yapacağınız filmin hikâyesini, senaryosunu sizin yazmış olmanız’’ şeklinde konuştu.

Semih Kaplanoğlu’nun söyleşisinden anektodlar:

Çok az diyalog kullanıyorsun diye eleştiriliyorum

Ben çok zor yazıyorum senaryoyu. Bunun sebebinin ne olduğunu hala kavrayamadım. Belki de bir hikâye kurmak, senaryo yazmak içinde birkaç unsuru birlikte barındırdığı içindir.

Mesela diyaloglardan vazgeçtiğimde, kullanmadığında, beni çok eleştirirler çok az diyalog kullanıyorsun, kimse konuşmuyor diye. Bu belki de benim diyalog yazamamamdan kaynaklanıyordur ama bana göre diyalog yazmamak şunu sağlıyor aslında; sessizce, sadece görerek keşfedip fark edeceğiniz hikâyeler kurmanıza, onları ilişkilendirmenize yarıyor.

Seyirci açısından olmayabilir ama benim açımdan böyle. Bu kadar çok konuşma gürültüsünün olduğu bir dünyada belki sessizlik aslında şahit olmak açısından söz söylemekten daha iyi ve daha süreklidir diye düşünüyorum.”

Oyuncu milleti konforlu ortam istiyor

İyi bir film çekmek veya oyuncunun daha iyi bir performans sergilemesi için en iyi imkânların gerekmiyor. Set içerisindeki hayatımız mahremdir orada yaşanan şeyler fazla konuşulmaz bazen çok zor olur, kolay değildir.

Bazen doğada çalışıyorsunuz şartlar çok zor. Günümüzde herkes nasıl konfor peşindeyse, herkes nasıl daha iyi hayat şartları arıyorsa oyuncu milleti de daha konforlu bir ortam istiyor.

Karavanım olsun, içinde sıcak suyu olsun öyle şeyler peşindeler genel olarak. Ama filmler karavanla ya da daha iyi olan şartlarda yapılmıyor. Önemli olan yürek o da giderek azalıyor.

Televizyon dizileri değer yargılarımıza uygun mu?

Bir dinleyiciden gelen soru: “İslam dünyasının tebliğ için Hollywood gibi büyük bir sinema endüstrisi oluşturabilmesinin mümkün olup olamayacağı”

Semih Kaplanoğlu’ndan cevap: “Bu;  gruplarla, topluluklarla ya da dikte edilerek olabilecek bir şey değil aslında. Bu; topyekûn bir ülkenin, ümmetin bunu kendine dert edinmesiyle, hissetmesiyle alakalı bir şey. Bugün mesela televizyonda binlerce dizi var, hepsini seyrediyorsunuz bunlar da reyting yapıyor. Bunlardan kaç tanesi bizim toplumumuzun mefkûresine, yaşam biçimine, değer yargılarına uygun? Ama seyretmeye devam ediliyor. Öncelikle bunları kapatarak işe başlamak lazım”

Editör: Serdar Tunatürk

Reklam
ETİKETLER:
Yavuz Rençberler
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.