St. Petersburg’da Dostoyevski’nin evi

02.06.2015
A+
A-
St. Petersburg’da Dostoyevski’nin evi

Dünyaca ünlü Rus yazar Dostoyevski’nin evi  yazarın hayatı ve yazım süreci hakkında detaylarla dolu. St. Petersburg’da bulunan Dostoyevski’nin evi şehre gelenlerin ziyaret etmeden ayrılmadıkları bir turistik mekan aynı zamanda.

St. Petersburg, Ruslar için önemli elbette. Ancak dünya edebiyat tarihi için çok daha önemli. 1821’de Moskova’da doğmuş ama St. Petersburg’da yaşamış Dostoyevski. Ve bu şehirde işte şu anda müze olarak korunan bu evde hayata gözlerini yummuş. St. Petersburg, Dostoyevski’nin mühendislik eğitimini aldığı, ilk işine girdiği ve devlete karşı suç işlediği iddiasıyla tutuklandığı şehir.

Kuzneçnıy Per. 5/2  olarak bilinen adresteki bu binaya Ekim 1878’de ailesiyle taşınmış. 28 Ocak 1881’de ölene dek burada yaşamış. Epilepsi hastası olan ve ciğerlerindeki rahatsızlıktan dolayı öldüğünde yazar 59 yaşındaymış. Karamazov Kardeşleri de bu evde yazmış.Dostoyevski'nin evi_06

Doğumunun 150’inci yılında müze olarak korunmaya başlanmış bu ev. Girişte biletinizi alıp müze evi geziyorsunuz.

Dostoyevski’nin evindeki bulunan bazı eşyalar orijinal. O döneme ait eşyalarla döşenmiş. Evdeki şapka, yazı takımı, sigara tabakası, romanların  el yazmaları, müsveddeler, mektuplar, fotoğraflar Dostoyevski’ye ait yani orijinaller.

Dostoyevski dindarlığı ile biliniyor. Yaşadığı evlerin camından daima kilisenin görünmesine dikkat etmiş. Böyle evleri yaşamak için tercih etmiş. Kiraladığı, yaşadığı evler mutlaka köşe başında olurmuş. Böylece evinin köşe penceresinden ya da balkonundan sokakları rahatlıkla gözlemler, izlermiş.Dostoyevski'nin evi_10

Evin girişinde hemen gözümüze o ünlü şapkası çarpıyor. Bir de bastonu… Karşımıza çıkan ilk oda çocukları Luibov ve Fyodor’a ait. Çocukların eşyaları da sergileniyor. Dostoyevski’nin ikinci eşi Anna… Ve Anna’dan 4 çocuğu olmuş. Ancak kızı Sonechka 3 aylıkken, oğlu Alyosha da 3 yaşındayken ölmüş.

Özellikle oğlunun ölümünün oldukça etkisinde kalmış yazar. Deniyor ki ‘Karamozov Kardeşler’de oğlunu kaybeden Snegirev’in acısı, bizzat kendi yaşadığı evlat acısıdır.Dostoyevski'nin evi_13

Çocuk sevgisiyle dolu olan yazar seyahatlerinden onlara sevgi dolu mektuplar yazarmış. Onların eğitimine çok önem vermiş ve dönemin yazarlarını okumalarını sağlamış. Yatmadan önce çocuklarına kitap okurmuş.

Dostoyevski yoksul bir hayat yaşamış. Eşi Anna, Dostoyevski’yi ölesiye sevmiş adeta yaşamını ona adamış. Dostoyevski, sekreter olarak işe aldığında Anna 20 yaşındaymış. Kısa süre sonra birbirlerine aşık olup evlenmişler. Anna, eşinin yazılarını düzeltmiş, daktiloyla yazmış. Kitap basımı, çoğaltılması, satışı Anna’nın kontrolündeymiş.

Anna’nın odası da yemek odasına açılıyor. Evdeki odalardan diğerine geçiliyor. Bu yemek masasında akşam yemeği yenildikten sonra Dostoyevski saat 23 – 24 gibi yazmaya başlar ve bu sabaha kadar da sürermiş.  Geceleri yazarmış çoğunlukla. İki çocuğu olduğu için yazma saatlerini geceye planlamış.Dostoyevski'nin çalışma odası

Dostoyevski’nin uyuma şeklini anlatan rehber şöyle diyor: “Dostoyevski uyumadan önce yatağını iyice düzeltir, uykuya hazırlardı. Ardından ise neredeyse başını tamamen kapatacak şekilde battaniyeyle sıkı sıkı örtünür, yetmeyeceğini düşündüğü için olsa gerek bir de eski ceketini örterdi”

Çalışma odasında iki küçük kütüphane, çalışma masası, masanın arkasında ise büyükçe bir kanepe bulunuyor. Çoğu kez bu odadaki kanepede uyuyormuş.

Uyku saati öğlene dek sürer, uyandıktan sonra yemek odasında kendi hazırladığı demli çayı içermiş. ‘Çaykolik’ Dostoyevski, kendi çayını hazırlamakta hassasmış. Çay ve sigara… Dostoyevski’nin tiryakisi olduğu ikili… Sigarasının biri bitmeden diğerini yakarmış. Şu gördükleriniz onun özellikle içtiği sigara çeşidi. Ucu filtreli gibi duruyor ama değil. Dudağın basıncını dengelemesi için kağıt bir ağızlık gibi… Bu sigaranın yarısına kadar tütün yarısına kadar da ağızlık var.Dostoyevski'nin evi_04

Doktorlar akciğer yetmezliğinden ötürü sigara içmeyi yasaklamışlar. Ancak, Dostoyevski iki farklı aromaya sahip tütünü karıştırıp sardığı sigaralarından asla vazgeçmemiş. Marketlerde, Dostoyevski’nin sarma sigarasının benzeri olanları bulabiliyorsunuz. Onun içtiği sigaralar hala masasında duruyor. Hatta ölüm gününün belgesi olarak duran şu sigara paketinin üzerinde kızının el yazısı ile “28 Ocak 1881, babam bugün öldü” yazıyor.

Günlük akışında yazarın, akşam saat 18’e kadar yazdıklarını gözden geçirmek varmış. Ardın yine akşam yemeği…Sonrasında bir inzivaya çekiliş gibi birkaç saat yalnız kalırmış Dostoyevski. Peki bu kadar mı? Hayır. Saat 20 sularında yürüyüşe çıkarmış. Yürüyüşlerini hiç aksatmazmış. (Aklıma –Koşmasaydım Yazamazdım- Murakami geliyor. Yazmak sağlıklı bir bedenin disiplin içinde olmasını gerektiriyor…)Dostoyevski'nin evi_02

Düzenli ve tertipli bir yazar Dostoyevski. Çalışma odasında düzen tertip severmiş. Çalışma odasında izinsiz bir şeylere dokunulmasına çok sinirlenirmiş. Her eşyanın ve objenin ya da gazetenin, kitabın, sigaranın belirli bir yeri varmış. Çalışma odasına arkadaşlarını asla almazmış. Geniş bir çevresi olmasına rağmen, Dostoyevski çalışma odasına adeta bir mabet gibi davranır, dostlarını bu odaya sokmazmış. Karamazov Kardeşler ve Puşkin’e yazdığı meşhur yazısını bu odada kaleme almış.

Yemek odası oturma odasının sağında kalıyor. Müze olduğu için mi böylesine düzenli tertipli yoksa gerçekten de Dostoyevski ailesi böylesine özenli miydi eşyalarına? Edebiyatçıların, sanatçıların evlerini gezmek onların yaşadığı atmosferi görmek orada nefes almak farklı bir duygu. Odadaki mobilyalar, duvardaki resimler… masa üstünde duran notlar… Hep yazarın temas ettiği ve yaşadığı anlara ait nesneler.

Mesela duvarda ve masa üstünde duran Dostoyevski fotoğraflarını yazar ya da eşi hangi düşünceyle oraya koydu, yerleştirdi?Dostoyevski'nin evi_08

Dünyaca ünlü yazar Dostoyevski’nin evi için rehberin hatırlatması şöyle: “Dostoyevski kumarbazdı. Kumar borçlarını ödemek için de yazıyordu” Kullandığı eşyalar,  kalemler, Dostoyevski’nin notları, içtiği sigaralar… böylesine korunarak bu evin müze haline getirilmesi edebiyat aşıkları için hayli değerli.

Dostoyevski’nin evi küçük hatıra objelerinin de satıldığı bir yer aynı zamanda. Ben bir marketten onun içtiği sigara benzerlerinden birkaç paket aldım. Dostoyevski delisi bir dostum tesadüfen bende bu sigaraların olduğunu öğrendiğinde yüzündeki mutluluğu görmeliydiniz. Elimdeki 5 paket sigarayı da kendisine hediye ettim.dostoyevski'nin evi_01

St. Petersburg ziyareti için not:

“Beyaz geceler” denilen Haziran ayı döneminde gidecekseniz normal zamanlara göre pahalı bir ziyaret gerçekleştirmeyi göze almalısınız. Yoğun turist akını nedeniyle oteller ve diğer herşey pahalanıyor. Kışın gidecekseniz sıkı ve kalın kıyafetler paltolar ve özellikle kürklü şapkalar bulundurun yanınızda. Edebiyat şehri… Rus edebiyatının önemli isimlerinin yaşadığı bir şehir burası. Şehrin kültürel değerleri ve tarihsel anlamı da ortada… Dolayısıyla en az 3 günlük bir gezi planlamanızı öneririm.

(Not: Bu geziyi 2013 yılında yaptığımda bir blogda paylaşmak aklımda değildi. Bu nedenle o anki ‘hatıra’ anlamında çektiğim fotoğraf ve notları sizlerle paylaştım. Umarım keyifle okumuşsunuzdur.)

Yavuz Rençberler
Yavuz Rençberler
724kultursanat.com ‘un kurucusu. Gazeteci, televizyon programcısı, iletişim danışmanı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV mezunu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ödülü sahibi. Mesleğinin verdiği refleks ve pratiklikle kültür sanat alanında olanları değerlendirmeye paylaşmaya çalışıyor. İçinde insan olmayan kitaba, içinde kitap olmayan insana inanmıyor. İnsanın yazılmamış sayfalarının yazılanlardan daha çok olduğuna inanıyor. İletişim: yavuz@724kultursanat.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM