Adalet ve “Kısasa Kısas”

Çağdaş Çetindemir
Gazeteci, sosyolog. Tarım40.net’in kurucusu. "Massal Çiriş" ve "Sefer Naci" adlı kitapların yazarı. Kültür sanata meraklı. Çok şanslı; dünya tatlısı bir eşi, oğlu ve kedisi var.

William Shakespeare’in bir cinsel taciz vakasından hareketle iktidar ve adaleti sorguladığı “Kısasa Kısas” adlı eserine kısa bir bakış…

Bizim çok sıkı kurallarımız ve acıtan yasalarımız var. Dik kafalı atların gemi de dizgini de sıkı tutulmalı. İninde yatmaktan şişmanlayıp avlanmayan aslan misali, şu son 14 yüzyıldır göz ardı ettik bütün bu yasaları… Ahmak babaların dövmek için değil korkutmak için, kızılcık sopasını göz önünde bırakmaları gibi…

Ama zamanla bu sopa, orda dura dura, korkulacak bir şey değil, alay edilecek bir şey haline gelir. Böylece uygulanmayan yasalar ölmüş demektir. O zaman özgürlük, adaleti burnundan yakalar, dünya tersine döner, bebek dadısını pataklar” diyordu Viyana Dükü Vincentino, yetkisini yasaları yeniden işletmesini beklediği vekili Angelo’ya devretmesinin nedenini izah ederken…

Adalet ve “Kısasa Kısas”

İktidar olmak kişiyi ne kadar değiştirir?

William Shakespeare’in bir cinsel taciz vakasından hareketle iktidar ve adaleti sorguladığı “Kısasa Kısas” eserini bilirsiniz.

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi kapsamında yeniden basılan eserde Dük Vincentino, önemli bir diplomatik görev gereği bir süre Viyana’dan ayrılacağını belirterek yetkisini hakim Angelo’ya bırakır.

Bu hamleyle Angelo “İktidar olmak kişiyi ne kadar değiştirir?” sınavına girecektir. Katı yargıç, ilk iş cinsellikle ilgili yasayı uygulamaya koyar.

Genç bir soylu olan Claudio’yu idama mahkum eder. Çünkü Claudio’nun nişanlısı Julietta evlilik öncesi hamile kalmıştır. Üç gün içinde başı kesilecek olan Claudio, tek umut kız kardeşi Isabella’yı görür.

Isabella da kardeşini ölümden kurtarmak için Angelo’ya gider ancak ahlaksız bir teklif alır. Ardından da asla kabul etmeyeceği bu teklifi ağabeyine anlatır: … Bir çare var. Başını kurtarır ama yüreğini ikiye böler, parçalar. Yaşayabilirsin ağabey. Yargıcının şeytanca bir merhameti var. Ona bekaretimi vermem şartıyla seni bağışlayacağını söyledi.

Tebdili kıyafet adalet peşinde

Aslında Viyana’dan ayrılmayan, keşiş rolüne bürünen ve tebdili kıyafet halk arasında dolaşan Dük Vincentino, “Yokluğumda beni tam yetkiyle sen temsil edeceksin” diyerek iktidarını bıraktığı Angelo’nun işlerinden haberdardır. İhanet edenin ihanetini anlayacağı, adaletin “kısasa kısas” yerini bulacağı birkaç oyun kurar. Sonunda da Angelo, başını istediği Claudio’yla aynı duruma düşer ve idamına hükmedilir. Ancak geçmişte hafifmeşrep bulduğu için terk ettiği Mariana sayesinde, onunla evlenmesi koşuluyla, affedilir. Dük, idamdan kurtardığı Claudio’dan ise “Baştan çıkardığı kadını temize çıkarması”nı ister.

Bir de sürprizi vardır. Isabella’ya “Size iyi bir gelecek önerim var. Derdinizi her istediğiniz an dinleyecek biri olacak karşınızda. Benim olan sizindir, sizin olan benimdir. Artık sarayımıza gidelim, hâlâ keşfedilmemiş sırlarımız var, keşfedelim bir an önce” der.  Ve perde kapanır.

Ama biz oyun bitmeden soralım: Yasaları, zamanın şartları ve içinde yaşadıkları toplumun ihtiyaçlarına göre yasa koyucular düzenler. Yasa koyucuya bu gücü veren yetkisidir. O yetkiyle yasayı var ya da yok eder. Tamam! Peki toplumdaki değişimi anlamayan bir yasa koyucu, yorumuyla adalet sağlayabilir mi?

 

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.