Aşkımız Eski Bir Roman öykülere başlangıçtı

Sayım Çınar
Kitap dünyasının nabzını tutuyor. Yazar ajanı. Edebiyatımıza yeni yazarlar kazandırıyor. Aynı zamanda tam bir gezgin. Dünyayı gezmeyi, yeni kültürler tanımayı seviyor. Sinema, film festivallerinin vazgeçilmez isimlerinden. İletişim: sayimcinar@gmail.com

Polisiye edebiyatın önde gelen isimlerinden Ahmet Ümit… Yeni kitabı Aşkımız Eski Bir Roman için buluştuk. Güzel bir söyleşi oldu. Benim aklımda ise şu cümleler yer etti: “Bir edebiyat şöleni yapıyoruz. Aşkımız Eski Bir Roman öykülere bir başlangıçtı. Öykülere devam edeceğim. Ana yemeğimiz Bergama Berlin geliyor.”

Aşkımız Eski Bir Roman öykülere başlangıçtı. 

Ahmet Ümit, Aşkımız Eski Bir Roman’da okuru farklı mekanlara, farklı hayatlara konuk ediyor. Gerilim, tutku, aşk bir an durmuyor. Güçlü duygularla güçlü öyküler kendini bir oturuşta okutuyor. Şimdiye dek 27 kitabı bulunan ve her yeni kitabı çıktığı anda dahi ‘diğeri ne zaman gelecek’ diye sorulan bir yazar Ahmet Ümit. 

Aşkımız Eski Bir Roman için ‘ara sıcak’ diyor. Ana yemek ise yazmakta olduğu Bergama Berlin, kendisi öyle diyor. 

Ahmet Ümit’le Aşkımız Eski Bir Roman’ı ve önümüzdeki zaman içinde neler yapacağını konuştuk. 

Ahmet Ümit, Aşkımız Eski Bir Roman öykülere başlangıçtı, diyor.

Sayım Çınar – Aşkımız Eski Bir Roman okurlarla buluşalı henüz  bir ay kadar oldu. Kitabı ben de ilk gün okuyanlardanım.

Ahmet Ümit – Aşkımız Eski Bir Roman için iki novella, bir öykü diyorum. Novella roman.

Sayım Çınar – Aşkımız Eski Bir Roman karakter açısından oldukça zengin. Kadın karakterler var. Evgenia, Azez, Overlokçu Kız, Agatha Christie kılığında bir katil Kadın karakterler sayfalara nasıl ulaştı?

Kadınlar, hayatımda çok önemli. Annem çok güçlü bir kadındı, ondan çok etkilendim. Antep’te yaşıyor. 22 yılında doğuyor. 93 yıl yaşadı. Terzilik yapıyor, Cumhuriyet kadını, çırakları var. Ben annemi görerek, annemi örnek alarak büyüdüm. Kız arkadaşlarım, eşim.. Beni hep olumlu yönde etkilediler. Kızım var, 39 yaşında. Torunum var. Onları hep gözlemledim. Hayatı güzelleştiren şeyler bu gözlemler. O deneyimlerime bakarak yazdım aslında.

Sayım Çınar – Yeni romanlarında kadınları daha çok görecek miyiz?

Ahmet Ümit – Evet. Şu anda yazmakta olduğum Bergama Berlin romanında ana karakter bir kadın polis. Adı Elmas. Alevi Kürt. Bir Almanla evlenip boşanmış kadın polis Elmas. Elbette romanlarımda kadınlar hep ve daha çok olacak. 

Sayım Çınar – Hepimizin tanıdığı Başkomser Nevzat ve Ali’yi bu kitapta görmek güzel oldu. Eski dostları tekrar görmek güzel bir his okur için. 

Ahmet Ümit – Boşkomser Nevzat ve Ali’nin en son Şeytan Ayrıntıda Gizlidir romanımdaydılar. Yıllar geçti üzerinden. Geri dönüşleri bu kitapla oldu. Okurlardan özlediklerine dair sözleri sık sık duyuyorum.

Sayım Çınar – Aşkımız Eski Bir Roman yeni bir kitap ve yeni geçtiğiniz YKY’den çıktı. Bu geçiş de çok konuşuldu. 

Ahmet Ümit – Önceki yayınevim Everest’te ilk baskılarım genelde 300 bin kopyaydı. Aşkımız Eski Bir Roman bir öykü kitabı. Buna rağmen aynı sayıyla başladık. Şu anda gelen veriler, gayet iyi. Yayınevleri ticaret kurumları değil kültürel kurumlardır. Yaşamaları gerekir. Küçük yayınevlerinin de yaşaması gerek. Hepsi çok kıymetli. Kültür hayatımızı, edebiyat dünyamızı işte bu yayınevleri oluşturuyor. Yazar yayınevi dayanışması olmak zorunda.

Sayım Çınar – İlk öykünde Edip Bey başrolde. Hayli şaşırtıcı bir karakter. Edip Bey ile ilgili nasıl bir ön araştırma yaptınız?

Ahmet Ümit – Bu hikayede edebiyat tarihindeki kadın karakterlere gönderme yapmak istedim. Edebiyatı konu alan romanları seviyorum. Polisiye yazarak, edebiyat tarihinde kadın karakterlere de gönderme yaptım. Edip Bey ile kadın roman karakterlerine düşkün bir adamı yarattım. Zaten travması da vardı. Aslında kadın roman kahramanlarına bir selam yollamaktı bu. Bu tür şeyleri Bir projem var ‘Benim Yazarlarım’ başlığında. Romanlardaki kadın kahramanlarla hayali buluşmalar yapacağım. 

Sayım Çınar – Agatha Christie’ye mektup yazmayı nasıl kurguladınız? Okurlar bunu çok sevdi. 

Ahmet Ümit – Agatha Christie’ye mektup yazmak kurgunun gereğiydi. Aslında güzel bir kadın değil, seksapeli olan bir kadın değil. Ama çok özel. Patricia Highsmith, Anais Nin güzeldir ama ben gizemli bir kadın üzerinden gitmek istedim.

Sayım Çınar – Eskort şirketlerinden, mutluluk satan ajanslardan söz ediyorsunuz. Böyle yerler gerçekten var mı?

Ahmet Ümit – Elbette, elbette var. Şahsen hizmet almadım ama bundan sonra olur belki. Şunu yapıyorlardır, sinema yıldızları kılığına giriyorlardır. Bense roman kahramanlarıyla bir kurgu oluşturdum.

Sayım Çınar – Size karşı Türk toplumunda özel bir ilgi oluyor daima. Bunun sırrı nedir? Kitapları rafta kalmayan, gerçekten okunan bir yazarsınız.

Ahmet Ümit – Aslında bir tez konusu bu. 1996 yılında Sis ve Gece çıktığında müthiş bir tanıtım yapılmıştı. Yılın sonunda 4000 adet sattı. Yıllar içindeyse müthiş bir sayıya ulaştık. Bunun sırrını bilmiyorum. Ancak samimiyet ve çok çalışmak elbette uygun dili bulmak, diyelim. Bunların bileşimidir belki de sır. Bir başka açıdan bakarsam kimliğim ve kişiliğim belki yazdıklarımla buluştu. Küçük İskender de öyleydi. Samimiydi, yaşadığı gibi yazdı.

Sayım Çınar – Yabancı gazeteciler dostlarımla da sohbet ettiğimde sizin için hep aynı şeyi söylüyorlar: evrensel ve aynı zamanda yerel. 

Ahmet Ümit – Aslına bakarsan Amerika’daki bir insanın duygularıyla buradakinin duyguları aynı. Uluslar, inançlar farklı olabilir. Ama duygularda buluşuyoruz. Tutku, kıskançlık, sevilme isteği… Ülkemi anlatıyorum romanlarımda. Duygular evrensel ölçekte de anlaşılıyor. Kendini bulurken okur, Türkiye’yi Roma’yı Osmanlı’yı da okuyor.

‘Hayattan sanat çıkarmak çok mühim’

Sayım Çınar – Toplumsal konular, göçmen meselesi, yoksulluk, kadına şiddet… Polisiyeleriniz hep insanı ve zamanın ruhunu yakalıyor. 

Ahmet Ümit – Edebiyat hayatın çok içinde. Ancak ne kadar görünüyor, bu bir soru. Hayatın bir şiiri var. Burada neler yaşanıyor. Bir zaman yolculuğu yapsak şimdi oturduğumuz yerden müthiş şeylere ulaşacağız. Sorun sen bunu görüyor musun görmüyor musun? Hayattan sanat çıkarmak bahsettiğim.

Sayım Çınar – Kitaplarınız başka ülkelerde başka dillerde yayımlanıyor. BU müthiş bir duygu. Almanya’da da çok okunuyorsunuz.

Ahmet Ümit – Bizim edebiyat tarihimizde polisiye roman çok öncelerde yazıldı. İlk polisiyemiz 19. yüzyıl sonunda çıktı. Ancak uzun süre sahiplenilmedi. Takma isimlerle yazıldı. İyi polisiye iyi edebiyattır, diye çıktım. 23 yıldır bu kavgayı veriyorum. Sonuçlarını da alıyorum.

Sayım Çınar – Öykü türü sizce neden geride? 

Ahmet Ümit – Bana kalırsa dünyanın her yerinde böyle. Öykücülerimiz çok kıymetli. Sabahattin Ali, Bilge Karasu. Bugün Cemil Kavukçu gibi öykücülerimiz var. Notos çok önemli bir işlev üstlendi. Aslında benim durumumda Ahmet Ümit okunuyor, marka olarak. Öyküyü okutan Ahmet Ümit markası oluyor. 

Sayım Çınar – Okurlar sizden sürekli yeni kitap bekliyor. 

Yeni kitabın imza gününde okurlar ‘yenisi ne zaman’ diye soruyor. Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum. Bu kadar hızlı okunmak, bir bağımlı gibi okunmak çok farklı bir duygu.

Sayım Çınar – Herkes iyinin peşinde. Bu öyküler de onu veriyor bence.

Ahmet Ümit – Ben kendim için yazıyorum. Yazarken eğleniyorum. Şimdiye dek 27 kitabım oldu. Bir süre sonra insan sıkılıyor. Her defasında yeni bir şey yaratmak zorundasın. Bergama Berlin’in baş karakteri kim olmalı, onun peşindeyim. Kendine meydan okumak çok önemli. Hep aynı yazarsan yazarlık seni bırakır. İlişki aşkla başlar ve devamında diri tutmak önemlidir.

Sayım Çınar – En büyük acı aşk acısı değildir herhalde. Sizce en büyük acı hangisidir?

Ahmet Ümit – Sevdiğin bir yakınını kaybetmektir bence en büyük acı. Açlık bile bir noktaya kadar taşınır. Çocuğunu kaybetmek mesela. Somut acıdan söz ediyorum. Tinsel acı dersen, kendini tekrarlamak büyük bir acıdır.

Sayım Çınar – Yazdıklarınızdaki en önemli özelliklerden biri de okurlara sürekli sürprizler yaşatmak.

Ahmet Ümit – Okurumu şaşırtmayı seviyorum. Okurlarıma yaptığım yolculuğu seviyor onlar. Neşe, haz entelektüel bir yolculuk. Okur, bence tüm bunları seviyor. 

Sayım Çınar – Eşit bakan bir yazarsınız. Cihangir, Nişantaşı takıntınız yok. Sokakta ne yaşanıyorsa kitapta o var. Bu öyküler devam edecek mi?

Ahmet Ümit – Öyküler devam edecek, ara sıcaktı bu. Edebiyat şöleni yapıyoruz, Aşkımız Eski Bir Roman ile bir başlangıç yaptım, ana yemeğimiz Bergama Berlin geliyor. Çok özel çalışıyorum.

Sayım Çınar – Kadınları daha çok görmek istiyoruz.

Bunu alıyorum bir not olarak.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.