Murat Menteş Derde Deva Randevu ile yeni bir tarz oluşturdu

Sayım Çınar
Kitap dünyasının nabzını tutuyor. Yazar ajanı. Edebiyatımıza yeni yazarlar kazandırıyor. Aynı zamanda tam bir gezgin. Dünyayı gezmeyi, yeni kültürler tanımayı seviyor. Sinema, film festivallerinin vazgeçilmez isimlerinden. İletişim: sayimcinar@gmail.com

Romancıcı ve şair Murat Menteş ‘Derde Deva Randevu’ adlı kitabıyla farklı bir tarz oluşturdu. Hayatta olmayan 11 ünlü isimle söyleşi yaptı.

Murat Menteş Derde Deva Randevu ile yeni bir tarz oluşturdu. Edebiyatımızın yaşayan döneminde kıymetli eserler üreten isimlerden biri Murat Menteş… ‘Korkma Ben Varım’, ‘Dublörün Dilemması’, ‘Ruhi Mücerret’ ve en son ‘Antika Titanik’ adlı romanlarıyla geniş bir okur kitlesiyle buluştu. Onun şiir kitabı ‘Garanti Karantina’ elden ele dolaşır ve şiirleri dilden dile dolaşır oldu.

Popüler dergilerden olan OT ile gündelik hayatın içinde başka bir pencere açtı okurlara. Menteşvari yazanlar çok, yazmaya çalışanlar daha çok.

Murat Menteş, en son Derde Deva Randevu adlı kitabıyla farklı bir tür denedi. Okurları bu tarzını da sevdi. Hayatta olmayan 11 kült isimle söyleşi yaptı. Fârâbî, Shakespeare, Dostoyevski, Hacı Bektaş-ı Veli, Nietzsche, Hüseyin Rahmi, Agatha Christie, Neşet Ertaş, Kurt Vonnegut, Orhan Veli ve Bukowski onun son kitabında hayalden dile geldiler.

Hakan Karataş ise çizimleri ile bu söyleşileri zenginleştirdi. Murat Menteş’in bu ilgi çekici farklı kitabını konuştuk.

Murat Menteş Derde Deva Randevu kitabı hakkında Sayım Çınar keyifli bir söyleşi yaptı.

Edebiyat sözü süsleme değil, düşünceyi sağlamlaştırma sanatı

Derde Deva Randevu kitabının önemli yazarları hatırlatma misyonun olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda unutulmuş eserleri hatırlatma görevinin olduğunu da. Bir tür edebiyat el kitabı gibi tanımlıyorum. Murat Menteş’e bu kitabın nasıl ortaya çıktığını, hangi düşünce ile oluştuğunu soruyorum.

Derinlikli bir edebiyatçının dilinden çıkabilecek ifadelerle sesleniyor bana: “Esaslı metinler okudukça, düşüncelerimiz derinlik kazanır, sözlerimiz kıvamlı hale gelir.” 

Ardından da ekliyor kitabıyla ilgili, “Ben, 11 yazarın metinlerini diyalog şekline sokarak aslında edebiyatın önemli bir fonksiyonunu açığa çıkarmaya çalıştım. Zira edebiyatı sözü süsleme değil, düşünceyi sağlamlaştırma, netleştirme sanatı olarak görüyorum. Yazarlar aslında eserleridir.

Okuma açısından baktığımızda taşı gediğine koyan bir tespit yapıyor. Diyor ki “Sait Faik okuyorum, deriz örneğin. Burada mevzu yazarları popüler starlar olarak konumlamak değil ‘insanı’ göz önünde tutmakla ilgili.” .

Derde Deva Randevu’da çizimlerin sahibi ise Hakan Karataş (solda)

Yazarı arkadaş olarak görebilmek

Murat Menteş, Derde Deva Randevu’da edebiyat kültürünü ilerletmekten öte bir amaç da olduğunu söylüyor. Balzac’ın, Tanpınar’ın, Nietzsche’nin edebiyat teknisyenleri olarak değil de iyi-doğru-güzel yaşamaya ve insan olmaya çabalayan arkadaşlar olarak görmenin önemine işaret ediyor. “O zaman yazarlarla yakınlık kurabilir ve onların ürettiği enerjiyle aydınlanabilirsiniz.” diyor.

Kitabın girişinde Murat Menteş, iki papağanınızdan söz ediyor. En büyük motivasyon kaynağı iki papağan gibi.  “Yazarlık insanlardan uzaklaşmayı, kapanmayı beraberinde getiren bir uğraş mı?” diye soruyorum.

Çalışmak eyleminin anlamına dair ifadesini not ediyorum: “Çalışmak; üretmekten öte, kendimizi anlamamıza, tanımamıza imkan veren süreç ve sonuçları anlamakla ilgilidir.”

Devam ediyor: “Evdeki papağanların bana ‘Çalış! Seni kahrolası yazar bozuntusu!’ demesi işin şakası elbette… Meşhur veya ünlü olmak, kendimiz olduğumuz anlamına gelmez Sayım. Dolayısıyla mesleğimizin bizi biz yapan bir işlevi var mı yok mu ona bakmak lazım. Kitleden uzaklaşmak bizi kendimize yaklaştıracaksa, eh, o zaman yalnızlık iyi bir seçim anlamına kavuşabilir. Bu manada Derde Deva Randevu, okurun kendisiyle buluşması için yazarların aracılık ettiği bir organizasyon.

Murat Menteş’in Derde Deva Randevu kitabı okurlarla buluştu.

Söyleşi mekanlarını nasıl seçti

Bu yaşayan bir kitap. Nasıl mı? Vonnegut’la söyleşiyorsun ama bir yandan da Dresden’de bombalardan kaçıyorsun. Agatha Christie ile Orient Express’te sohbet ediyorsun… “Bu hayali söyleşilerin, buluşmaların mekan seçimlerini ve atmosfer tercihleri nasıl yaptın?” 

Murat Menteş, yazarlığın kendisindeki tanımını paylaşıyor önce: “Hayat tarafından kuşatılmışken, hayatı kuşatmaya yönelmek demek.” 

Kitapla ilgili soruma da şu cevabı veriyor:“Görsellerde, yazarların hayatlarından seçtiğimiz sahneleri yansıttık. Metinlerde ise bu hayatları aşan bir düşünsel yeterliği, yetkinliği işaret etmeyi denedik.”

Hakan Karataş’a çekinerek sormuş: Birlikte çalışabilir miyiz?

Kitabın farklı tarzına Hakan Karataş’ın çizimleri de yeni bir boyut katmış. Nasıl tanıştılar acaba? Bu kitap için yolları nasıl buluştu? 

Murat Menteş, Hakan Karataş’ı 25 yıldır uzaktan, hayranlıkla izliyormuş. “Harika bir çizer ve esaslı bir tasarımcı. Bir davette karşılaştık.” diyor. O karşılaşmada birlikte çalışıp çalışamayacaklarına dair çekinerek sorduğunu anımsıyor: “Çekiniyordum çünkü Hakan’ın gizemli, efsanevi bir yönü var. Etrafta görünmüyor. Herkes ondan derin bir saygıyla bahsediyor… Teklifimi şıppadak kabul etti. Dahası, kitabın havasını doğru anladı ve çizimleri metinlerle uyumlu kılmak için özel çaba sarfetti. Beni şaşırttı ve sevindirdi yani.”

Derde Deva Randevu ve gençler

Derde Deva Randevu’nun genç okurlar için önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Murat Menteş, gençlerin okuma alışkanlıklarına bakışını “Gençlik, ihtimallerin çokluğudur.” cümlesi ile başlayarak ortaya koyuyor: Derde Deva Randevu, yeni ihtimallere açık olan herkese hitap ediyor aslında. Belki bir bakıma ‘gençleştirici’ bir kitap diyebiliriz.”

Gençlerin kitaplara gösterdiği ilginin azımsanmayacak derece yoğun olduğu kanısında: “Dahası okuyacakları kitapları seçerken politik ve kültürel yönlendirmelere direnç gösteriyorlar. Övülen veya yerilen kitapları okuyup kendi kararlarını veriyorlar. Özgüvenliler. Ha, Derde Deva Randevu’yu ‘hafif’ bir kitap olarak tasarlamadık; bu bilinsin isterim. Tekrar okuma gereği duyulan ve başka kitaplara sevk eden bir kitap olsun istedik.

Saygıda kusur etmemeye çalıştık

Neşet Ertaş… Neden hep acıklı metinlerde, hüzünlü öykülerde önümüze geliyor ki. Ancak Murat Menteş farklı bakmış Neşet Ertaş’a, Umut ve hayat dolu bir Neşet Ertaş var söyleşide. Yoksa, kitaptaki kişilerin iyi yanlarını mı öne çıkarmaya çalıştı?

Altını kalınca çizerek söylüyor: “Yazarlara saygıda kusur etmemeye çalıştık. Spekülasyonlara, ajitasyona prim vermedik.”

Ancak asıl yapmak istediğinin gözden kaçan yönlerini göstermek olduğunu ifade ediyor Murat Menteş. Örneğin Bukowski için “Su katılmamış bir serseri değildi” diyor. Orhan Veli için ise “Çocuksu ve muzip bir şairden çok fazlasıydı” notunu düşüyor.  “Fârâbî’nin ahlak ve mutluluğa dair yazdıklarını hatırlamakta fayda var” diyor. Hüseyin Rahmi’nin sadece matrak bir romancı değil bunun ötesinde bir filozof olduğunu söylüyor.

Derde Deva Randevu ‘müteveffa yazarlarla’ hayali söyleşileri çizimler eşliğinde okura ulaştırıyor.

Yeni şiir kitabı gelecek mi

Murat Menteş’in şair yönü, Shakespeare söyleşisinde fazlasıyla ortaya çıkıyor. ‘Garanti Karantina’ onun tek şiir kitabı. Belki yeni bir şiir kitabı daha gelir. Cemal Süreya’nın “Şairlerin yaşlandıkça yarım kalmış şiirleri çoğalır.” sözünü hatırlatarak anlatıyor: “Şiir yazmaya çalışacağımdır. Benim de durumum da Cemal Süreya’nın dediği gibi. Birçok yarım şiirim var. Bakarsınız bazılarını tamamlarım.”

Popüler dergilerin durumu

Okurların yoğun ilgi gösterdiği popüler kültür dergisi Ot, Murat Menteş’in yoğun çalışmalarla yürüttüğü bir yayın. Popüler dergilere okurun ilgisinin nasıl olduğunu ve geleceğe yönelik bakışını soruyorum.

“Popüler dergiler, dediğimize göre, okur ilgi gösteriyor demektir.” diyor.  Murat Menteş, bu dergilerde okurun tutumunun tayin edici etkisinin olduğunu söylüyor: “Okurlar söz sahibi yani. Ot’un teklifleri ile okurun talepleri arasında bir denge kuruluyor. Bence popüler dergiler akademisyenlerin katılımıyla mesafe katedebilir. Ot’ta siyaset bilimci, nörolog, ekonomist… akademisyenlere yer açıyoruz. Edebiyat ve genel olarak sanatın yanısıra, bilimi de gündeme getirmeye bakıyoruz.”

Derde Deva Randevu’yu kimler okumalı? Bu kitap hangi dertlere deva olacak sizce? Murat Menteş şöyle cevap veriyor: “Can Murat Demir kitapla ilgili bir yazı yazdı. Edebiyat ile felsefeyi buluşturduğumuzu belirtiyor. Derde Deva Randevu düşünceye ve sanata ilgi duyanlara hitap ediyor aslında. Hiçe sayılmayı reddeden, kendini inşa etmeyi gözeten ve kişilik kazanmanın risklerinden kaçınmayanlara.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.