Ümit Ünal fotoğraf sergisi cep telefonu çekimleri ile

Ümit Ünal çok yönlü bir sanatçı. Onu daha çok sinemadan tanıyoruz. Ama şu günlerde bir fotoğraf sergisi ile karşımızda. Ümit Ünal ile keyifli bir söyleşi yaptım. Merkezde elbette sinema vardı.

Ümit Ünal fotoğraf sergisi cep telefonu çekimleri ile

Ümit Ünal fotoğraf sergisi cep telefonu çekimleri ile oluşturuldu. Yönetmen, yazar, fotoğraf sanatçısı ve ressam Ümit Ünal… 38. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma jürisinin başkanlığını da bu yıl Ümit Ünal üstlendi.

38. İstanbul Film Festivali öncesi Ümit Ünal fotoğrafları sergisi açıldı.Ümit Ünal, sergisindeki fotoğrafların hepsini cep telefonuyla çekmiş. Sergide gezi fotoğrafları, portreler, çeşitli anlardan özel kareler var.

Çok yönlü bir sanatçı Ümit Ünal.

Ümit Ünal ile disiplinlerarası bir söyleşi yaptık. Ancak elbette bu söyleşinin merkezinde sinema vardı.

Ümit Ünal fotoğraf sergisinde Sayım Çınar ile bir araya geldi.

Sinema ve edebiyat dili üzerine kafa yormak gerekiyor

38. İstanbul Film Festivali’nde müthiş bir seçki var. Zengin ve şaşırtıcı filmler festivalde seyirciyle buluşuyor. Festivalin ana sponsorunun olmamasını Ümit Ünal, Türkiye’nin ekonomik durumuyla alakalı buluyor: “Daralma buraya da yansımış durumda” diyor. 

Ümit Ünal, festivaldeki seçkisinde yeni filmlerin çoğunlukta olduğunu vurguluyor. Ünal “Türkiye prömiyerini yapan ilk filmler var” derken, İstanbul Film Festivali için ise “Türkiye’nin en saygın film festivali” tanımını yapıyor. Ümit Ünal “İstanbul Film Festivali, uluslararası anlamda en çok kabul gören ve dünyaya en açık festivalimiz. Burada bir filmi göstermek dünya sahnesine çıkarmak demek.” diyor.

Ben festival maratonunun başladığını düşünürken, Ümit Ünal “Daha yeni başladık, filmleri yeni izlemeye başladık.” cümlesiyle devam ediyor.

16 Nisan’a kadar da izlemelerin devam edeceğini belirterek şunları söylüyor: “Daha önce tanıştığım çalıştığım insanlarlayım. Gaye Boralıoğlu’yla uzun seneler çalıştık, Alican ve Derya’yla oyuncu olarak çalıştık.”

Ümit Ünal fotoğraf sergisinde cep telefonu ile çektikleri yer alıyor.

Akıllara hemen Teyzem filmi geliyor

Ümit Ünal’ın ismini duyduğumda aklıma hemen Teyzem filmi gelir. Ümit Ünal, filmi 19 yaşında yazdığını hatırlatarak “Benim sinemaya başlamamı sağlayan Teyzem filmi oldu. 19’umda yazdım. 21’imdeyken çekildi. En çok hatırlanan filmim de o. Dokuz hatırlanıyor, Anlat İstanbul’u hatırlıyorlar, bir de Teyzem en çok.” diyor.

Yaz Yağmuru, Amerikalı, Piyano Piyano Bacaksız onun diğer filmleri. Filmleriyle bol bol ödül kazanan sinemacılardan. “Resim, fotoğraf, edebiyat bir arada hayatınızda.” diyorum. O ise “Başka bir iş bilmiyorum.” diye başlıyor bu konudaki fikirlerini anlatmaya: “Yazmasam çizmesem yapacak başka bir şey bilmiyorum. Ama teliflerle geçinemiyorum. Zaten Türkiye’de o iş bilindiği gibi, yürümüyor. Eski filmlerinin telifini almış olsaydım herhalde zengin olurdum. Bir şekilde hayatta kalıyorum yine de.”

Ümit Ünal’ın sergisi Instagram paylaşımlarından sergiye uzanan keyifli bir süreç.

Sayım Çınar – Sergi fikri nasıl ortaya çıktı?

Ümit Ünal – Mahlukat Bahçesi serisini 2015-2016 yıllarında çiziyor ve Instagram’da paylaşıyordum. İlgi çekici bir çalışma oldu. Bu işleri sergiye dönüştürme fikri Zeki Coşkun’dan çıktı. Beni aradı… Küratör Işık Gençoğlu ile de onun sayesinde tanıştım. ‘Mahlukat Bahçesi’ sergisi ile başladık. Ardından “Kuşlar, Yüzler ve Diğer Şeyler” sergileri de ilgi gördü. Bu ilgi ile birlikte Işık’la bu serginin kararını aldık.

Sayım Çınar – Edebiyat dünyasından isimlerin de fotoğrafları var sergide. Örneğin Latife Tekin, Orhan Pamuk fotoğrafları…

Ümit Ünal – Günlük hayatın akışında yakaladığım anlar bunlar. Kurgu olmaksızın tamamen kendiliğinden çekilmiş kareler. Plansız programsız çekimler. Güzel bir an buldum mu çekiyorum. Bir arkadaşımızın evinde yemekte Orhan Pamuk’la karşılaştık. Gümüşlük Akademisi’nde ise Latife Tekin’le… Serra ile Baylan Pastanesi’nde, vb.

Ümit Ünal’ın cep telefonu ile çektiği fotoğraflar arasında Orhan Pamuk da var.

Edebiyat ve sinema dilleri 

Sayım Çınar – Bazı senaryolarınızın tadı romanla aynı. Ben o tadı aldım. Örneğin Sofra Sırları benim için öyle…

Ümit Ünal – Önce senaryo olarak yazdığım Bana Göre Kıyamet, roman olarak çıktı. Film olarak çekmek için iki sene uğraştım. Çekemeyeceğimi anladım ve romana dönüştürdüm. Elbette sinema ve edebiyat çok ayrı iki dil. Çok iyi bir tercüme yolu bulmak lazım aralarında.

Sayım Çınar – Sanatçı kişiliğinizi hangi alanda konumlandırıyorsunuz? Daha yakın olduğunuz sanat disiplini hangisi? 

Ümit Ünal – Sinema okudum. Mesleğim sinemacılık. Zamanımı en çok sinema düşünerek geçirdim. Edebiyatçı gözüyle bakan bir sinemacıyım. Fotoğraf ve resim zaten sinemayla çok ilintili. Sinemanın en temelinde fotoğraf var. Her yönetmen doğal olarak bir  fotoğrafçıdır. Sinemada hareketli fotoğraflar yapıyoruz. Sanki onları dondurup durdurunca bu sergideki gibi işler çıkıyor.

Sayım Çınar – Calvino ile önemli ilham kaynaklarınızdan. Özel bir ilişkiniz var gibi.

Ümit Ünal – Mizah duygusu yüksek, çok oyuncu, deneyci bir yazar. En başta Görünmez Kentler ve sonra tüm işlerini çok severim.

Gölgesizler bir şiirdi aslında

Sayım Çınar – Yaşayan iyi romancılardan Hasan Ali Toptaş’ın bir eserini Gölgesizler romanını sinemaya aktardınız. Sinema edebiyat ilişkisinde, uyarlamalarla ilgili ne düşünüyorsunuz? 

Ümit Ünal – Edebiyat uyarlamasında kolay metin diye bir şey yoktur. “Sinema Dili” adında bir ders veriyorum. Hikaye diliyle sinema dilinin farkları nelerdir, bunları anlatıyorum. En basit, en sinemasal görünen metin bile bir şekilde sinema diline tercüme edilmeli. Gölgesizler bir şiirdi aslında. Tüm gücü dilindeydi. Ben ona kendimce bir karşılık buldum. Senaryosu bence başarılı bir işti. Filmi çekerken belki çeşitli sebeplerden senaryonun başarısını yakalayamamış olabilirim.

Sayım Çınar – Handiyse tüm festivallerde varsınız. Antalya eski günlerine döner mi? Umudunuz var mı? 

Ümit Ünal – Altı Portakal, yerli yarışmaların en köklüsü, en eskisi. Dolayısıyla korunması da çok önemli. Ne olursa olsun korunmalıydı.

İlla film çekmek zorunda değiliz

Sayım Çınar – 2019 zor bir sene olacak gibi sinemacılar için. Azalan destekler, ekonomik kriz… Siz nasıl görüyorsunuz?

Ümit Ünal – Bu ortamda küçülmenin doğru olacağını düşünüyorum. İllaki ‘milyon dolarlık’ film yapmaya mahkum değiliz. 150-200 bin liralık bir film çekmek de mümkün. Yıllar önce 9 adlı filmimi 13 bin lira bütçeyle çektik. Destek arayarak, oyuncularla gönüllü anlayış üzerinden çalışarak… Ya durup kafayı yiyeceğiz ya da devam edeceğiz. Ayrıca illa film çekmek zorunda da değiliz.

Sayım ÇınarSanatçıların muhalifliği hakkında ne düşünüyorsunuz. Türkiye’ye baktığımızda kimi sanatçılar muhalif olmaktan vaz geçip güçlünün yanında olmaya yöneliyor. Neden?

Ümit Ünal – İyi ama çok güçlü muhalif bir damar da var aslında sinemada, edebiyatta… Evet, gücün yanında olmayı tercih eden bazı sanatçılar da olabilir. Onların bileceği bir şey. 

‘Aşk Büyü vs’ filmi geliyor

Sayım Çınar – Sinema için şimdi ne var önünüzde. Yeni bir film? 

Ümit Ünal – Evet var. Bu yaz çekmeyi düşünüyorum. “Aşk, Büyü vs.” adında bir film. Düşük bütçeli bir film. Toparlamaya çalışıyorum. 

Sayım Çınar – Yeni filminiz ‘Aşk Büyü vs’ hakkında birkaç tüyo verebilir misiniz?

Aşk Büyü vs filmimde Selen Uçer ve Ece Dizdar rol alacak. Ayşenil Şamlıoğlu ve Emrah Kolukısa da konuk oyuncu olarak varlar. Filmin hikayesi birgünlük zaman diliminde geçiyor. Büyükada’da geçen bir hikayeyi anlatıyorum.

Sayım Çınar- Bir gün gerçekten siyasetin üzerine çıkacak mı sanat?

Bence zaten öyle. Ülkemizde sanat, siyasetin çok ötesinde ve üzerinde.

Sayım Çınar
Sayım Çınar
Kitap dünyasının nabzını tutuyor. Yazar ajanı. Edebiyatımıza yeni yazarlar kazandırıyor. Aynı zamanda tam bir gezgin. Dünyayı gezmeyi, yeni kültürler tanımayı seviyor. Sinema, film festivallerinin vazgeçilmez isimlerinden. İletişim: sayimcinar@gmail.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.