Gündüz Vassaf İstanbul’da Kedi

Gündüz Vassaf İstanbul’da Kedi

İstanbul’da Kedi Gündüz Vassaf’ın son eseri. Gündüz Vassaf, kedilerin tarihteki yaşam süreçlerini aktarırken, eski Mısır’daki kutsallıklarından günümüze gelindiğinde ürperten farklılığı anlatırken şöyle diyor: Kediler son yüzyılda oyuncağımız oldular.

Yazar, İstanbul’da Kedi adlı eseriyle şiir-roman birleşimini sayfalarına aktardı. Önce beş on sayfalık kedi hikayesi yazmayı planlamış Gündüz Vassaf. Ancak kedi ilgisi ayyuka çıkınca iki yıl boyuncu bu sevimli hayvanlarla ilgili okumalar yapmış. Sonunda da bu eser çıkmış.

Yazar, “O güne kadar İstanbul’da kedilerle ilişkim, diğerlerinden azıcık değişik bir kedi gördüğümde dönüp bakmak, arkadaşlarımın evlerinde kediler varsa onları öylesine okşamaktı. Evde de bir kedi vardı ama kediydi işte” diyormuş önce. Kediler üzerinde algıda seçiciliği başlayınca Gündüz Vassaf , şaşkınlığa düşer ve şöyle der:“Ne kadar kedili bir dünyamız varmış.”
GUNDUZ_VASSAF2

Gündüz Vassaf şöyle anlatıyor kediyle olan hayat ilişkisini: “Bazen sevdiğimize tapıyoruz. Sonra da taptığımızı öldürüyoruz. Bu, kedilerle olmuş mesela. Diyebilirsiniz ki insan değişti, hain oldu, kimliğini değiştirdi, beni sattı, rüşvet aldı. Kedi halbuki aynı kedi. Mısır’da 2 bin yıl tapmışız kediye. Bubastes’te  hacca gidiliyor kediler tapınağına varmak  için. Tek tanrılı dinlerin başlamasıyla eskiden mübah neyse o kötü oluyor. Kadın tanrılardan, erkek tanrılara geçiyoruz. Özellikle Avrupa’da, Hıristiyan âleminde kadına şeytan gözüyle bakıldığı gibi kediye de o gözle bakılıyor. 800 yıl boyunca kediler Papa fermanları uyarınca katlediliyor, işkence yapılıyor. Asya böyle değil. Japonya’da kediye kötülük yapanın evi yedi yıl lanetli olur. İstisnalar da var. Vietnam’da kedi pirzolası yiyorlar. Kediler son yüz yılda oyuncağımız oldular. Bu, uygarlaşmayla oldu. Fare tutsun diye kediye ihtiyaç kalmadı. Zehir var. O zaman kediyi ne yapacak insan? Bir tek süs kedisi olabilir. Kedi psikoloğu, kedi maması, kedi pedikürcüsü, kedi sanayii gelişti. Aslında şöyle bir rolü var. Kedi olmasaydı Ay’a gidemezdik, çağdaş uygarlığımız olamazdı.”

Tanıtım metninden:
Bütün kediler bıyık altından gülecek!

Gündüz Vassaf’tan şiir-romanla kediler…
Dünyamıza kedigözüyle de bakan, ince bir mizahla kaleme alınan bu kitap mitolojilerde, dinlerde kedilerin başından geçenleri aktarırken hem insan türünün değerlerini sorguluyor hem de Türkiye’nin yakın geleceğinin çılgın projelerinde “İstanbul’da Kedi”nin akıl almaz dönüşümünü anlatıyor. İstanbul’da Kedi, metne eşlik eden görsellerle, şaşırtıcı, oyuncu, evcil, kutsal, yaban, tuhaf, tılsımlı kedi türünün şiir-romanı…
Şimdi, bütün kediler bıyık altından gülebilir!
Yeryüzünde 600 milyon kedi
Dilleri belli
Sürtündüğünde
Otomobile, çöp kutusuna, insana
Hepsine egemenlik kurup
“Bunlar benim!” diye bakmakta.
Yeryüzünde yedi milyar insan
Tek anladıkları kendi dilleri
Hayvanları dinlemek yerine
Onlara Latin alfabesini
Öğretme gayretleri!
“Ben!” “Ben!” “Ben!”
Aynalarından
Kediler bencil diyen insanlar
Her sürtündüğünde kediler kendilerine
Sevildiklerini sanmaktalar.

(HÜRRİYET PAZAR EKİ – İPEK ÖZBEY Röportajı’ndan faydalanılarak hazırlanan bir yazıdır. Fotoğraflar aynı röportajdan alınmıştır.)

Yavuz Rençberler
Yavuz Rençberler
724kultursanat.com ‘un kurucusu. Gazeteci, televizyon programcısı, iletişim danışmanı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV mezunu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ödülü sahibi. Mesleğinin verdiği refleks ve pratiklikle kültür sanat alanında olanları değerlendirmeye paylaşmaya çalışıyor. İçinde insan olmayan kitaba, içinde kitap olmayan insana inanmıyor. İnsanın yazılmamış sayfalarının yazılanlardan daha çok olduğuna inanıyor. İletişim: yavuz@724kultursanat.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.