Nobel Edebiyat Ödülü ve Bosna Soykırımı

Yavuz Rençberler
724kultursanat.com ‘un kurucusu. Gazeteci, televizyon programcısı, iletişim danışmanı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV mezunu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ödülü sahibi. Mesleğinin verdiği refleks ve pratiklikle kültür sanat alanında olanları değerlendirmeye paylaşmaya çalışıyor. İçinde insan olmayan kitaba, içinde kitap olmayan insana inanmıyor. İnsanın yazılmamış sayfalarının yazılanlardan daha çok olduğuna inanıyor. İletişim: yavuz@724kultursanat.com

Bosna’daki soykırımı öven ve o soykırımın liderliğini yapan Miloseviç’e destek veren Peter Handke’ye Nobel Edebiyat Ödülü verildi. Ödülün Handke’ye verilmesi büyük tepki çekti. Aynı günlerde ise Türkiye’de ise çok okunan romanları ile tanınan Sinan Akyüz çok konuşulur oldu. Neden mi? Evet yazdığı yeni romanı Meyra ile büyük bir çıkış yaptı. Zaten çok okunan bir yazardı Sinan Akyüz. Handke ve Akyüz arasında ironik bir bağ zihinleri harekete geçirdi. İkisi de Bosna’ya bakıyordu ama biri faşist diğeri hümanist…

Nobel Edebiyat Ödülü’nün bu yıl Peter Handke’ye verilmesi sert sözlerle eleştirildi. Sırplar’ın Bosna’da uyguladıkları soykırımı görmezden gelen… Hatta soykırım emrini veren Miloseviç’i destekleyen yazıları ve duruşu nedeniyle Handke’nin bu ödüle layık olmadığı yüksek perdeden dünyaya haykırıldı.

Peter Handke iyi biri ‘faşist’ yazar. Evet evet doğru okudunuz… İyi yazıyor olabilir ama onun “faşist” ve “soykırım tarafında” yer almasını örtmüyor bu kabiliyeti…

Avrupa’nın göbeğinde 1992-1995 yılları arasında Boşnak halkın meydanlarda herkesin gözü önünde kitleler halinde katledilmesini insanlık tarihi nasıl unutabilir ki?

Nobel Edebiyat Ödülü ve Bosna Soykırımı; Peter Handke ve Sinan Akyüz arasındaki ironik ilişki…

Bir yanda Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Peter Handke, öbür tarafta Türkiye’de çok okunan romanlar yazan Sinan Akyüz…

Şimdi bu iki yazarın birbiriyle ne alakası var, diye soranlar olacaktır. Anlatayım. Ama önce bir kaç not paylaşayım.

Adalet Ağaoğlu Meyra’yı okuyup etkilenmiş

Sinan Akyüz’ün Meyra isimle son romanı çıkalı daha iki ay dolmadı. Kitap daha şimdiden 60 bin civarında satış rakamına ulaştı. Türkiye’nin önde gelen kültür sanat duayeni gazetecilerinden Doğan Hızlan, Sinan Akyüz’ü köşesine taşıdı. Daha doğrusu Boşnak kökenli yazarlardan olan Adalet Ağaoğlu ile yaptığı konuşma üzerine Sinan Akyüz’e ve Meyra’ya köşesinde yer verdi. Adalet Ağaoğlu, Meyra’yı okuyup çok etkilenmiş. Usta yazar Adalet Ağaoğlu, Sinan Akyüz’ü Bosna dramına eğildiği ve romanlarına konu ettiği için arayıp ayrıca teşekkür etmiş…

Ardından NTV’de Gece Gündüz programında Gülay Afşar, Sinan Akyüz’ü programına konuk etti.

Şimdi gelelim Sinan Akyüz ile Peter Handke arasındaki ilişkiye… Sinan Akyüz gerçek hayatta yaşanılan olayları, hikayeleri romanlarında kurgulayarak başarıyla okurlarına aktaran bir romancı. Şimdiye dek 14 romanı yayınlandı. “İncir Kuşları” ile son romanı “Meyra” Bosna Savaşı’nı, orada Boşnaklar’ın soykırıma uğramasını anlatıyor. Elbette her iki romanda da aşk var… Yaşanmış hayat öyküleri bunlar.

Ve Sinan Akyüz her iki romanını yazmak için o topraklara gitti yaşadı, kaldı. İnsanlarla konuştu. Nereden mi biliyorum? Sinan Akyüz yakın dostum… Onun yazma süreçlerinin tanığıyım. Aylarca Bosna’da yaşadı, okudu, müziğini dinledi, yemeğini yedi suyunu içdi. Zulme uğrayanlarla, tarihe tanıklık edenlerle görüştü. Sinan Akyüz gazeteci kökenli yazarlardan. Gazeteciliğinin verdiği araştırmacı ruhu, meraklı yapısı ve sabrı ile bir tarihçi titizliğiyle Bosna dramını ele aldı.

Elbette roman yazarı Sinan Akyüz… Ama insana, insanlığa, insanlık tarihine duyarlı… Yaşanılan soykırıma, katliama sessiz kalmayan bir yazar. Edebiyatın en büyük sorunlarından biridir aslında yaşanılan dönemi romana hikayeye o yıllarda konu edememek… Sinan Akyüz, çok da zaman geçirmeden Sırp katliamına eğilmeyi başaran bir yazar.

İncir Kuşları 2017 yılında okurlarla buluşmuştu. Çok okundu, çok sattı. Bosna Savaşı sırasında yaşanan aşkı anlattı. Şimdi de Meyra ile ikinci kere Bosna soykırımına dünyanın dikkatini çekiyor.

Sinan Akyüz, Bosna dramı hakkında konuşabilme yetisine sahip… O dramın içinde yaşamasa da yaptığı çalışmalar sayesinde Boşnaklar’a uygulanan zulmü, soykırımı en iyi bilen, anlatan yazarların şüphesiz en başında yer alıyor.

Türk medyası, Peter Handke’ye verilen Edebiyat Oscar’ına karşı onun görüşlerini soruyor. Hem bir edebiyatçı, romancı olarak anlatıyor Sinan Akyüz… hem de bir tarihçi titizliği ile yaşanılanları inceleyen gazeteci gözüyle… Ama hepsinden daha önemlisi orada yaşayan Boşnak halkının acısını yüreğinin derinliklerinde taşıyan bir insan olarak anlatıyor…

Ne mi anlatıyor? Dinleyin:

“İnsan üzülüyor. Hala 92-95 arasındaki zihniyetin 2019 yılında halan devam ettiğini görmek çok üzücü. Meyra, Srebrenitsa’da Hırvat ve Sırplar4ın katliamını anlatıyor. Oradaki insanlarla yüz yüze görüştüm kadınlarla… Tecavüze uğramışlar… Zulüm görmüşler. Gözümün önüne onlar geliyor Nobel Edebiyat Ödülü Sırp katliamını öven Handke’ye verilirken. Bu insanların üzüntüsünü daha da derinleştirdi, kapanmayan yaralarını daha da açtı ve kanatıyor. Biz siyasetçi değiliz, devletler faşist olabilir… Ama yazarlar edebiyatçılar asla ve asla hayata ve insanlar karşı faşizan bir tavır içinde olamaz. Edebiyatın olduğu yerde insanlık ve merhamet vardır. Ama görüyorum ki Nobel komitesi insanlık yorgunluğunun içinde… Handke’ye bu ödülü vermek aklını yitirmektir” 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

2019 Nobel Edebiyat Ödülü ile ilgili düşüncelerim…

Sinan Akyüz (@akyuz_sinan)’in paylaştığı bir gönderi ()

Peter Handke’ye ve Nobel Edebiyat Komitesi’ne ne kadar kızıyorsak ve haykırıyorsak… Onun tam karşısında Bosna soykırımını iki romanında işleyen Sinan Akyüz’ü ondan daha çok alkışlamalıyız.

Türkiye’de Kültür ve Turizm Bakanlığı neyi bekliyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan da Nobel için tepkisini sert sözlerle ortaya koymuştu. Şimdi Sinan Akyüz’e devletin resmi bir alkış göndermesi çok şık olmaz mı?

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.