Paulo Coelho işkence yaşadığı günleri anlattı

İsmail Kılıç
Dijital dünyanın krallarından. Underground edebiyat ve çizgi dünyasına bayılıyor. Müzik tutkusunu profesyonel arşiv sistemine kadar geliştirerek taşıdı. Zaman zaman da olsa bizim için yazıyor.

Dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho, ülkesinde yaşananlara karşı ses verdi. Geçmişte yaşadığı işkenceleri anlatarak, Brezilya’da geçmişe doğru bir yolculuk yaşandığını öne sürdü.

Paulo Coelho işkence yaşadığı günleri anlatmış. Brezilyalı yazar Paulo Coelho, kitapları başka dillere en çok çevrilen yazarlardan. Yaşadığı işkence dolu günleri anlatırken, diktatörlerin sanatçılara olan bakışını da dile getirmiş. 

Askeri iktidarlar, diktatörler, askeri rejimler kültür ve sanat alanına daima müdahalede bulundular. Kimi zaman bir şarkıyı mahkum ederlerken, çoğu zaman sanatçıya, yazara işkence etmekten geri durmadılar. 

Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan bu işkenceler ve baskılar gerçek sanatçıyı, yazarı, çizeri mücadelelerinden asla geri bırakmayı başaramadı. 

Paulo Coelho 10 yıldan fazla İsviçre’de yaşıyor. Şu anda Brezilya’daki yönetimi de eleştiriyor. Diyor ki “İnsanlar radikalleşiyor. Hükümetin kendisi acınacak halde. Bakanlar makul olarak değerlendirilebilecek durumda değil.” 

Ülkesindeki bu durumun nasıl sonlanacağını da bilmediğini belirtirken, umutsuzluğu cümlelerine yansıyor. 

Yaşadığı işkenceyi ilk kez anlatıyor

72 yaşındaki yazar, 1964 – 1985 yılları arasında Brezilya’daki askeri diktatörlük döneminde yaşadığı işkenceyi ilk kez böylesine net paylaşıyor. 

Sadece dövülmekle falakaya yatırılmakla kalmamış. Cinsel organına elektrik verilmiş. Soğuk, karanlık bir odada başına çuval geçirilmiş halde çırılçıplak tutulmuş. Günlerce süren işkenceler…

Paulo Coelho, ülkesinde 60’lı ve 70’li yıllarda, rock şarkıları yazan ünlü bir şarkı sözü yazarıydı.

Mart 1974’te tutuklanarak işkence dolu günler yaşadı. “Sanatçılar her zaman tehlikelidir” diyor Coelho. Aslında aleyhinde hiç bir delil olmamasına rağmen geleneksel askeri işkenceden kurtulamamış. 

3 ay boyunca Rio de Janeiro’daki işkence merkezinde ‘misafir edilmiş’. “Sonra ‘Tamam’ dediler. ‘Yeterince korktu. Bir daha asla hükümete karşı çıkamaz.” 

Coelho, adamların haklı olduğunu belirterek “Tamamen korkmuş haldeydim. Bu korkudan kurtulmak yıllarımı aldı. Çünkü hapisten çıkabilirsiniz ama hapis içinizde kalmaya devam ediyor.” diyor. 

Ve ekliyor: “Kendinize sansür uyguluyorsunuz, çenenizi kapalı tutuyorsunuz.”

7 yıl korkuyla yaşamış

7 yıl boyunca bu korkuyla yaşamış. Sonra da kaybedecek bir şeyi olmadığını, hayatını bu şekilde devam ettiremeyeceğini düşünmüş. Brezilya’da geçmişteki bu askeri diktatörlüğün gelecekte de var olma tehlikesiyle karşı karşıya olunduğunu düşünerek, konuşmaya karar vermiş. 

Anlattıklarının ve tavrının Brezilya’a okur kaybına yol açmayacağını söylüyor. İktidarı destekleyenlerin bile kitaplarından vazgeçmeyeceklerini düşünüyor.

“Risk almak zorundasınız. Her ne düşünüyorsanız bunu söylemek zorundasınız. Aksi halde şöhret ne işe yarar? Neden ünlüsünüz? Oturup, ‘Tanrım bu benim Maseratim’ demek için mi? Bu arada Maseratim yok. Hayır, şöhret size ses verir ve bu sesi kullanmak zorundasınız. Bu çok sayıda okuyucumu kaybetme anlamına gelse bile.”

ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.